çağsama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çağsama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Eylül 2010 Cumartesi

ÇAĞSAMA -6- 'Referandum rüşveti'

45 derece sıcakta kömür dağıtımı
Referandum yaklaştıkça seçim rüşveti iddiaları da artıyor. Sıcaklığın 45 dereceye ulaştığı Gaziantep'te kömür dağıtımına başlanması tartışma konusu oldu. Uygulamayı 'Referandum rüşveti' olarak değerlendiren CHP’li Yaşar Ağyüz Başbakan Erdoğan'ın 15 Ağustos'ta yapacağı miting öncesi Gaziantep'te başlayan bu yardımı Meclis’e taşımaya hazırlanıyor. Yerel seçimler öncesi Tunceli’de yapılan beyaz eşya dağıtımı “seçim rüşveti” tartışmasına neden olmuş, izni veren Vali de ceza almıştı. Bu kez referandum öncesi benzer bir tartışma Gaziantep'te yaşanacağa benziyor. Kentin merkez ilçeleri Şahinbey ve Şehitkamil merkez ve köylerinde toplam 33 bin aileye kömür yardımı dağıtımı başladı. Ayrıca Sosyal Yardımlaşma Kurumu’nca verilen 150-200 liralık bayram harçlığı da şimdiden dağıtılıyor. RÜŞVET KOKUYOR CHP Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz yapılan yardım çalışmalarını “referandum rüşveti” olarak nitelendirdi. İNTERNETHABER’e konuşan Ağyüz şunları söyledi: ”Kömür yardımları Eylül gibi başlardı. Toplam kömür yardımı miktarında da yüzde 25’lik bir artış yapıldığı söyleniyor. Kömür yardımı alan aileler de “Evet” oyu şartı sunulduğunu iddia ediyor. Aynı şekilde Sosyal Yardımlaşma Kurumunca verilen 150-200 liralık bayram harçlıkları da dağıtılmaya başlanmış. Bunların tamamı seçim rüşveti kokuyor. Başbakan Erdoğan’ın Gaziantep’te 15 Ağustos’ta yapacağı miting öncesi yapılması da düşündürücü." Ağyüz yardım rakamlarıyla ilgili bir iki konuyu daha tespit ettikten sonra sorunu Meclis gündemine taşıyacağını söyledi. KAYMAKAM: FARKLI BİR AMAÇ YOK Şahinbey Kaymakamı Ali Çınar, kömür dağıtımının her yıl muhtaç ailelere yapıldığını, dağıtımın her yıl aynı dönemlerde yapılıp, rutin hale geldiğini, dağıtımı özellikle Ramazan ayına denk getirdiklerini söyledi. Çınar, “Bu yıl dağıtıma Perilikaya ve Serinevler mahallesinden başladık. Dağıtımı her yıl Ağustos, Eylül ve Ekim döneminde özellikle ramazan ayı döneminde yapıyoruz. Kesinlikle burada farklı bir amaçla dağıtım yoktur” dedi.
11 Ağustos 2010
e-mizah

23 Ağustos 2010 Pazartesi

ÇAĞSAMA -5- GÜLER ZERE SONSUZLUĞA GÖÇTÜ...


07/05/2010 17:55

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün af kararının ardından tahliye edilen kanser hastası Güler Zere yaşamını yitirdi

İSTANBUL - Eldeki sağlık raporlarına, Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB) "Ölüm eşiğinde" uyarılarına ve yüzlerce eyleme rağmen uzun süre cezaevinde tutulan mahkum Güler Zere, tahliye edilişinin yedinci ayında öldü. Zere, son mektubunda, "Beni ölümün kıyısına getirip öyle bıraktılar. Yaşam hakkım gasp edildi. Dışarıda 'ölme hakkı' verildi. Bunu da unutmayacağım" demişti.

Zere, 15 yıl önce yasa dışı Devrimci Halk Kurtuluş Partisi / Cephesi üyesi olduğu ve bu örgüt adına eylemlere katıldığı iddiasıyla daha 20 yaşındayken 34 yıl hapse mahkum oldu. Zere, geçen yıl 34 yaşındayken damak kanserine yakalandı. Şubat 2009'da, tutuklu bulunduğu Elbistan Cezaevi’nde ameliyat edildi. Ancak hastalık iki ay sonra cezaevi koşulları ve bakımsızlık nedeniyle yinelendi. Durumunun daha kötüye gitmesi nedeniyle Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Mahkûm Koğuşu’na taşındı.

Avukatları tedavinin cezaevi koşullarında sürdürülemeyeceğini belirtip 12 Mart'ta Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Başvuruda, Zere’nin cezasının ertelenmesi istendi. Fakat serbest bırakılması için gerekli izin çıkmadı.

Türk Tabipler Birliği, ağustosta yazdığı raporda hastanın yeterli derecede beslenememesi nedeniyle 'ileri derecede zayıfladığına' dikkat çekildi. Zere, adli tıp incelemesi için ring aracıyla 14 saatlik yolculukla İstanbul'a sevk edildi. İstanbul Adli Tıp Kurumu, 28 Ağustos’ta vermesi gereken raporu 'bazı tıbbi evrak eksikliği ve Adli Tıp’ta onkoloji uzmanı olmadığı gerekçesiyle' vermeyi iki ay erteledi. Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi, 16 Ekim tarihli raporunda, 'hastalığın gerileme göstermediği, tekrarladığı, geri dönülmez aşamaya girdiğinin' anlaşıldığını belirtti. TTB son olarak Zere ile ilgili olarak hastalığın tıbben geri dönülemez noktada olduğunu açıkladı.

Bu arada, Zere'nin serbest bırakılması için yurt çapında eylemler yapılıyordu. CHP'li milletvekilleri Canan Arıtman ve Malik Ecder Özdemir, tahliyesi için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e mektup yazdı. Ve Zere, 6 Kasım'da Gül'ün kararıyla tahliye edildi.
Zere tahliye olduktan sonra İstanbul Küçükarmutlu'daki evine döndü ve burada tedavisine devam edildi.

Zere, tahlie olduktan sonra gönderdiği mektupta şunları yazıyordu: "Geç bırakıldım. Beni ölümün kıyısına getirip öyle bıraktılar. Yaşam hakkım gasp edildi. Dışarıda "ölme hakkı" verildi. Bunu da unutmayacağım. Henüz içeride hasta tutsaklar var. Hala tecrit var. Ki tecridin ta kendisidir ölüm."

Ancak kanser galip geldi ve Zere, dün(06/05/2010) saat 16.50 sularında öldü. (Radikal)

14 Haziran 2010 Pazartesi

Çağsama -4- Ezberci Eğitim Kalkıyor(du)


Yıl 2004
PENGUEN
Erdil Yaşaroğlu/ Selçuk Erdem
---
Türkiye'de eğitim ilk olarak öğrenci merkezli bir sisteme dönüştürülmelidir.Yani program öğrenci potansiyeline ve ilgi alanına göre her öğrenciye ayrı ayrı olarak düzenlenmelidir. Öğrencilere kişilikleri, yetenekleri ve istekleri göz önünde bulundurularak,şahsa özel bir eğitim programı hazırlanmalı ve izlenmelidir. Bu sayede günümüz öğrencisinin okula olan ilgisizliği azalmış olacak ve her öğrenci ilgili olduğu alanlardaki dersleri aldığı için daha başarılı olacaktır.
***
EĞİTİM ?
e-mizah:
-Türkiye'de olmasa mükemmel olacak.
e-mizah:
-Türkiye'de olsa mükemmel olacak.
E-MİZAH


25 Mayıs 2010 Salı

ÇAĞSAMA -3- ABDÜLCANBAZ


PTT 1991 yılında “Türk Karikatür Sanatı” başlıklı seri kapsamında Turhan Selçuk'un yarattığı "Abdülcanbaz" çizgi karakterini konu alan bir posta pulu çıkarmıştı.

21 Mayıs 2010 Cuma

Çağsama -2- MADENCİ AĞIDI


Kürşat Coşgun, 1994.

girme dedim ocaklara

kara olursun

benim yüreğime

yara olursun

(Madenci Ağıdı - Zonguldak)

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Çağsama -1- (Yeni)


Yıl:2005
---
Çağsama?
Arkana bak!
Geride neler bıraktık neler...
Hatırlamaya çalış,
her şeyi; her şeyiyle...
UNUTTUN MU?
Tabii ki de :)))

Devam edecek...