Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2012 Pazar

Irkçı Köpek Emre Belözoğlu

Fenerbahçe-Trabzonspor maçın ilk yarısında Emre Belözoğlu ile gerginlik yaşayan Didier Zokora, Fenerbahçeli oyuncunun kendisine "ırkçı" söylemlerde bulunduğunu söyledi. Fildişi Sahilili oyuncu, "Emre Belözoğlu bana 'Pis zenci' diye hakaret etti. Bunu kabullenemiyorum" dedi.

Disiplin talimatında yer alan madde şu şekilde:
MADDE 41 – AYRIMCILIK
(1) Irk, dil, din, etnik köken ayrımcılığı yaparak insanlık onurunu herhangi bir şekilde zedeleyen kişiler, soyunma odasına ve yedek kulübesine giriş yasağı, müsabakadan men, stadyuma giriş yasağı veya hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırılır.
(2) Mensupları 1. fıkrada tanımlanan fiili gerçekleştiren kulüp ise 4.000.-TL ile 50.000.-TL arası para cezası ile cezalandırılır.
(3) İhlalin ağırlığına göre kulübe bir veya daha fazla müsabakayı seyircisiz oynama, saha kapatma, hükmen mağlubiyet, puan silme ve ihraç gibi ek cezalar da verilebilir.
(4) Müsabaka öncesinde, esnasında ve sonrasında her türlü ideolojik propaganda yapmak yasaktır. Bu yasağa uyulmaması halinde bu maddede belirtilen cezalar uygulanır.
Sosyal Medya: "Emre Futboldan Men Edilsin"
Bu arada TFF talimatına göre ceza alması muhtemel olan Emre Belözloğlu için, sosyal medyada büyük bir kampanya başlatıldı. Sarı-lacivertli ekibin ezeli rakip taraftarlarının büyük katılımı ile twitter’da başlatılan kampanyada Emre Belözoğlu'nun futboldan men edilmesi istendi.

15 Nisan 2012 Pazar

Vedat Kemer'den Suriye karikatürü

Akşam gazetesi karikatüristi Vedat Kemer, "bugünkü" karikatüründe AKP'nin Suriye'ye dönük saldırganlığını konu etti.

10 Nisan 2012 Salı

Halil İNCESU - CümleAlem


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, ''İkinci nükleer santral ihalesine iki ay içerisinde karar vereceğiz'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın resmi temaslarda bulunmak amacıyla Çin'e yaptığı ziyarete eşlik eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, basın mensuplarıyla yaptığı sohbette Türkiye'de gerçekleştirilecek, ikinci nükleer santral ihalesiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

''İkinci nükleer santral ihalesine iki ay içerisinde karar vereceğiz'' diyen Bakan Yıldız, Türkiye'de yapılacak ikinci nükleer santral konusunda Güney Kore, Japonya, Rusya ve Çin'in ön plana çıktığını belirterek, ''İkinci nükleer santrali Çin'in yapıp yapmayacağına bu gezide karar verilecek'' diye konuştu.

Bakan Yıldız, konuyla ilgili olarak Çin Enerji Bakanı ile bir görüşme yapacağını da bildirdi.


17 Eylül 2010 Cuma

ANALİZ >> GIRGIR DÖNEMİ


Türk karikatürünün günümüze dek uzanan son dönemleri, iç politikanın olduğu kadar dış politikanın da etkisinde kaldı. Bölgedeki gelişmelere bağlı olarak zaman zaman Ortadoğu’ya yönelen karikatürcüler, ulusları simgeleyen tipler yerine liderlere odaklandılar
Dördüncü dönem: 1970-1980
(popüler karikatürün alt kültürle karşılıklı etkileşimi ve Ortadoğu’ya bakışı;)
12 Mart 1971 müdahalesiyle başlayan baskı dönemi, kitleleri ve özellikle genç kesimi yeni arayışlara itti. Satışı bir anda 500.000’lere ulaşan popüler mizah dergisi Gırgır bu ihtiyaçtan doğdu.
Yeniden konuşma balonuna kavuşan karikatür, Türkiye’de ilk kez bu kadar geniş bir kitleye seslenme olanağını yakaladı, popüler oldu. 70’li yıllarda Türkiye’de neredeyse bütün gençlik Gırgır okuyordu.
Popüler mizah yayıncılığı yapan ve iç politikaya yoğunlaşan Gırgır dergisi, dışarıda Amerika ve Ortadoğu’daki ‘maşası’ İsrail tarafından sömürülen kesime sempati duyuyor ve Amerikan karşıtı olmak dışında elle tutulur bir dünya görüşü sunmuyordu.
Bu dönemde gerek gazetelerde, gerekse mizah dergilerinde Ortadoğu üç temel olayla gündeme geldi: İran’da Şah rejiminin devrilmesi ve Humeyni döneminin başlaması; Lübnan’daki iç savaş ve petrol krizi.
Aslında bu karikatürlerde bile, tıpkı daha önceki iki dönemde olduğu gibi, hükümetin dış politikasına karşı dişe dokunur bir muhalefet görülmemektedir.

Beşinci dönem:1980’lerden günümüze
(Bölgedeki siyasi gelişmelere paralel olarak, Türk karikatürcüsünün Ortadoğu sorununa yaklaşımı)
1980 askeri darbesi ile birlikte Türkiye’de önemli gelişmeler yaşandı: Gençlik siyasetten arındırıldı, iç siyasete endeksli mizah dergileri kapandı veya dağıtıldı, Güneydoğu’da PKK sorunu patladı, Ermeni terör örgütü Asala Türk diplomatlarını katletmeye başladı.
Mizah dergilerinin siyaset arenasından çekilmesi ve askeri yönetimin sıkı sansür uygulaması, dikkatlerin yeniden 50 kuşağı karikatürcülerinin üzerine çevrilmesine neden olmuştur. Yazısız fakat kinayeli karikatürler basında yer bulmaya başlar. Aslında yoğun baskı altındaki gazete yönetmenleri de en az sansürcü generaller kadar bu karikatürleri didik didik etmekte, içlerindeki gizli anlamı çözmeye çalışmaktadır. Özal’ın Amerikancı ‘liberal ekonomi’ politikası ise karikatürcüler için önemli bir esin kaynağı oldu. Türk karikatürcüsü, genel eğilimine aykırı olarak, PKK ve Ermeni terörü hariç, Türkiye’nin dış politikasına katı bir muhalefet yapmaya girişti.
Aynı yıllarda Ortadoğu’daki karışıklıklar giderek artıyordu. İran – Irak Savaşı, Filistinlilerin İsrail’de başkaldırışı, ardından İsrail ve Ürdün’den kovulmaları, Lübnan iç savaşı, Lübnan’daki Sabra ve Şatila katliamı, Amerika – Libya çatışması, bağımsız ‘Filistin Devleti’nin tanınması vb... gibi olayların dünyadaki yankıları ve televizyon haberciliğinin gelişmiş olması, entelektüel bakışa sahip 50 kuşağının bu konularla ilgilenmesini sağladı.
İsrail Devleti’nin tutumu, İran rejiminin devrim ihraç çabaları ve Türkiye’ye de yönelmiş olan Arap sermayesi yoğun eleştirilere hedef oluyordu. Ancak yüksek tirajlı gazetelerin başsayfalarına yer alan bu karikatürlerde, öncekilere göre en temel farklılık, çirkin ırk ayırımcılığının yapılmamasıydı. Genellikle devlet adamlarının karikatürleri çiziliyor, ulusları veya ırkları topluca simgeleyen prototipler kullanılmıyordu.
İsrail’in tek gözlü Moşe Dayan figürü yerini Menahem Begin’e, ardından da Şamir’e bırakmıştı. İran, Humeyni nezdinde eleştiriliyor, Libya’yı Kaddafi, Irak’ı Saddam simgeliyordu. Allegori terkedilmişti. Tek istisna, karikatürcünün kullanmaktan asla vazgeçemediği üç önemli simgeydi: Davud’un yıldızı, Haç, Hilâl...
1990 yılı beraberinde pek çok değişiklik getirdi; SSCB ile Demirperde’nin çöküşü, Saddam’ın Kuveyt’i işgaliyle başlayan ve I.Körfez Savaşı’yla sonuçlanan kriz, ABD’nin tek güç olarak dünyayı yönetmeye başlaması...
Bunca hareketlilik sonucunda 80’li yıllara damgasını vuran 50 kuşağında yorgunluk belirtilerinin görülmesi kaçınılmazdı. Ama nedense arkadan gelen yoktu ve sahne hâlâ onlarındı.
PKK’nın Güneydoğu’da giderek can yakması, Bosna’daki etnik temizliğe Müslüman dünyasının kayıtsızlığı, Suudi Arabistan’da sıradan suçlu bazı Türklerin kafalarının kesilerek infazı, karikatürcülerimizin eleştiri oklarını Arap dünyasına çevirmelerini sağladı.
İkibinli yıllarla başlayan küresel terör eylemleri, 11 Eylül, Irak Savaşı, II. İntifada olayları dünya basınında olduğu kadar Türk basınında da hak ettikleri yerleri buldu tabii ki.
2002 yılında, İkinci intifada nedeniyle Leman adlı popüler mizah dergisinde çizilen bir karikatür Türk Yahudileri arasında rahatsızlık yaratmış ve Şalom Gazetesi’nin başyazarı bu karikatürü protesto etmişti. Bu alışılmadık tepki sayesinde karikatür geniş basında biraz dikkat çekmiş, hatta Leman Dergisi hızını alamayarak bir de Filistin özel sayısı yayınlamıştı. Giderek yaygınlaşan İnternet ve televizyonun gücü karşısında, karikatürün kitleleri etkileme alanı giderek daraldı. Zaten siyasete meraklı yeni karikatürcülerin yetişmesi de 80’lerden bu yana mümkün olamadı.
2005 yılından bugüne Ortadoğu pek çok kez karıştı. Özellikle sanal ortamda Ortadoğu, İsrail ve Yahudilerle ilgili olarak sayısız karikatür yayınlandı. Peygamber karikatürleri krizi de bir anlamda bu tür karikatürlerin artmasını tetikledi. Ancak geniş medyada yer bulan karikatürlerin hemen hiç birinde kasıtlı olarak ırkçılık yapıldığı söylenemez. Ne Arap ne de Yahudi kimliğiyle doğrudan alay eden karikatür örneklerine rastlamadık. Bunun belki de tek istisnası Ofer olayıdır.
Son yıllardaki olumlu ekonomik gelişmeler ve özelleştirme çabaları sonucunda, yabancı sermaye Türkiye’ye ilgi duymaya başladı. Dubai ve Kuveyt kökenli çeşitli Arap şirketlerinin yanı sıra, İsrail uyruklu Sami Ofer’in şirketleri de Türkiye’ye ilgi duyanlar arasında yer aldı. Ofer önemli bir ihaleyi kazanarak ilgi odağı oldu. Ancak bu ilgi kısa sürede medyanın yoğun tepkisini aldı ve tepki doğal süreci izleyerek olarak karikatüre taşındı.
Hürriyet’teki karikatür, aynı gazetenin yayın yönetmenini bile rahatsız etmiş olmalı ki, karikatürden iki gün sonra yayınlanan başyazısında Ertuğrul Özkök, Ofer’in teklif veren konsorsiyomun ancak %20’sini temsil ettiğini, beş şirketten üçünün Türk olduğunu ancak konuyla ilgili bütün haberlerin “Ofer’in o küçüklüğümüzdeki “karaborsacı” tipini hatırlatan gözlüklü resmiyle” verdiklerini hatırlattı ve kamuoyuna ilginç bir soru yöneltti: “Sakın Ofer, Yahudi olduğu için olmasın?”
Yazar, Telekom’u alan Lübnanlı şirketin de günlerce yerden yere vurulmasını hatırlatarak Arap sermayesine olan reaksiyona da değindi ve yazısını şöyle bitirdi: “Ekonomik ulusalcılığı ‘ekonomik ırkçılığa’ götürecek tehlikeli bir yolun ağzındayız. Dikkatli olalım.”*
S O N
TEŞEKKÜR
Bu çalışmayı hayata geçirmeme önayak olan mimarlık ve sanat kuramcısı dostum Aykut Köksal’a, zengin arşivinden yararlanmamı sağlayan araştırmacı yazar Turgut Çeviker’e, eleştirilerini esirgemeyen araştırmacı yazar Rıfat Bali’ye ve çalışma süresince teknik donanımıyla olduğu kadar Osmanlı tarihi bilgisiyle bana yardımcı olan Hande Solakoğlu’na teşekkür ederim.
* King Kong Üzerine Düşünceler / Ertuğrul Özkök / Hürriyet Gazetesi, 29.09.05
KAYNAKÇA:
Turgut Çeviker arşivi
Dürrüşehvar Duyuran / Karagöz
Cevdet Kudret / Karagöz
Turgut Çeviker / Gelişim Sürecinde Türk Karikatürü
Rıfat Bali / Aliya: Bir Toplu Göçün Öyküsü
Orhan Koloğlu / Türkiye Karikatür Tarihi
Semih Balcıoğlu / Cumhuriyet Dönemi Türk Karikatürü
Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi

15 Eylül 2010
Yazar
İzel ROZENTAL
yolcu@izelrozental.com

4 Eylül 2010 Cumartesi

ÇAĞSAMA -6- 'Referandum rüşveti'

45 derece sıcakta kömür dağıtımı
Referandum yaklaştıkça seçim rüşveti iddiaları da artıyor. Sıcaklığın 45 dereceye ulaştığı Gaziantep'te kömür dağıtımına başlanması tartışma konusu oldu. Uygulamayı 'Referandum rüşveti' olarak değerlendiren CHP’li Yaşar Ağyüz Başbakan Erdoğan'ın 15 Ağustos'ta yapacağı miting öncesi Gaziantep'te başlayan bu yardımı Meclis’e taşımaya hazırlanıyor. Yerel seçimler öncesi Tunceli’de yapılan beyaz eşya dağıtımı “seçim rüşveti” tartışmasına neden olmuş, izni veren Vali de ceza almıştı. Bu kez referandum öncesi benzer bir tartışma Gaziantep'te yaşanacağa benziyor. Kentin merkez ilçeleri Şahinbey ve Şehitkamil merkez ve köylerinde toplam 33 bin aileye kömür yardımı dağıtımı başladı. Ayrıca Sosyal Yardımlaşma Kurumu’nca verilen 150-200 liralık bayram harçlığı da şimdiden dağıtılıyor. RÜŞVET KOKUYOR CHP Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz yapılan yardım çalışmalarını “referandum rüşveti” olarak nitelendirdi. İNTERNETHABER’e konuşan Ağyüz şunları söyledi: ”Kömür yardımları Eylül gibi başlardı. Toplam kömür yardımı miktarında da yüzde 25’lik bir artış yapıldığı söyleniyor. Kömür yardımı alan aileler de “Evet” oyu şartı sunulduğunu iddia ediyor. Aynı şekilde Sosyal Yardımlaşma Kurumunca verilen 150-200 liralık bayram harçlıkları da dağıtılmaya başlanmış. Bunların tamamı seçim rüşveti kokuyor. Başbakan Erdoğan’ın Gaziantep’te 15 Ağustos’ta yapacağı miting öncesi yapılması da düşündürücü." Ağyüz yardım rakamlarıyla ilgili bir iki konuyu daha tespit ettikten sonra sorunu Meclis gündemine taşıyacağını söyledi. KAYMAKAM: FARKLI BİR AMAÇ YOK Şahinbey Kaymakamı Ali Çınar, kömür dağıtımının her yıl muhtaç ailelere yapıldığını, dağıtımın her yıl aynı dönemlerde yapılıp, rutin hale geldiğini, dağıtımı özellikle Ramazan ayına denk getirdiklerini söyledi. Çınar, “Bu yıl dağıtıma Perilikaya ve Serinevler mahallesinden başladık. Dağıtımı her yıl Ağustos, Eylül ve Ekim döneminde özellikle ramazan ayı döneminde yapıyoruz. Kesinlikle burada farklı bir amaçla dağıtım yoktur” dedi.
11 Ağustos 2010
e-mizah

24 Ağustos 2010 Salı

Musa Kart Çiziyor - Referandum


Özdemir Aktan, AKP hükümetinin uyguladığı baskıyı, toplumun tüm kesimlerinin hissettiğinin çok açık olduğunu ifade ederek, bu baskının yalnızca örgüt-dernek yöneticileri tarafından değil, tüm yurttaşlar tarafından hissedildiğine dikkat çek(miş)ti.
e-mizah

12 Ağustos 2010 Perşembe

Sıcaklar 1 hafta daha sürecek


Sıcaklar 1 hafta daha sürecek
Mevsim normallerinin 6-8 derece üzerinde seyreden sıcaklar, 1 hafta daha etkisini sürdürecek.
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürülüğü’nden yapılan açıklamada Basra alçak basıncından kaynaklanan sıcakların temmuz ayının son haftasından bu yana yurt üzerinde etkili olduğu hatırlatıldı.
Sıcakların alçak basınçtan kaynaklanması nedeniyle günübirlik değişimlerin söz konusu olmadığı belirtilen açıklamada, gelecek hafta boyunca da Basra sıcaklarının yurt genelinde etkili olacağı uyarısında bulunuldu.
Önümüzdeki bir hafta boyunca sıcaklıkların yurt genelinde ortalamanın yine 6 ila 8 derece üzerinde olacağı belirtilen açıklamada “Sıcaklıklar ayın 15-16’sına kadar iç kesimlerde 39, bazı yerlerde 40 dereceye kadar yükselecek. Güneydoğu’da sıcaklıklar 40 derecenin üzerinde seyretmeye devam edecek” denildi.
e-mizah

23 Haziran 2010 Çarşamba

Latif Demirci Çiziyor


HAKKARİ'nin Şemdinli İlçesi'nde şehit olan askerlerden birinin Muğla'nın Milas İlçesi'nde oturan er Sabahattin Derin olduğu öğrenildi. Acı haber asker ve sağlık mersonelinden oluşan ekip tarafından acılı aileye verildi.
E-MİZAH

18 Haziran 2010 Cuma

Latif Demirci Çiziyor

Erdoğan, medyada yer alan eksen kayması tartışmalarına Mehmet Akif'in ''Türk,Arapsız yaşayamaz,kim ki 'Yaşar' der delidir''dizeleriyle karşılık verdi.

11 Haziran 2010 Cuma

Türkiye Artık Eski Türkiye Değil - LeMan


Mavi Marmara Hakkında

Sadık Battal, "Ehl-i beyt o gece Mavi Marmara'daydı" demiş.

Mavi Madara Hakkında

Potansiyel şarap markası.
E-MİZAH