deniz baykal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deniz baykal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Haziran 2010 Çarşamba

VEDAT KEMER ÇİZİYOR - MİLLİ MUTABAKAT

---
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, terörle mücadele konusunun kendileri için milli bir konu olduğuna işaret ederek, "Ben Sayın Kılıçdaroğlu ile de görüşürüm, Sayın Bahçeli ile de görüşürüm, diğerleriyle de görüşürüm. Yeter ki burada ortak, samimi bir konsensüs oluşsun ve oturalım ortak kanaatleri birlikte paylaşalım" dedi.

22 Mayıs 2010 Cumartesi

MEHMET ÇAĞÇAĞ ÇİZİYOR

CHP'nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:
"Hepinize teşekkür ediyorum. Çok ağır bir görevi üstlendiğimin bilincindeyim. Mustafa Kemal'in, Bülent Ecevit'in, İnönü'nün, Baykal'ın koltuğuna oturacağım. Bu koltugun sorumluluğunu biliyorum. Bu koltuğa oturanlar halkı için çalıştı, kendisi için değil. Bunu yapacağız.
Bir önemli konu daha var, görevimiz asıl şimdi başlıyor. Mücadeleyi ülkenin her tarafına götüreceğiz, çalışacağız. Bana düşen sorumluluğun bir parçası da size düşüyor. Hep beraber mücadeleyi yapmak zorundayız. Beraber yola çıkmak zorundayız. İktidar koşusunun asıl aslanları, kaplanları sizlersiniz.
Çalışacağız. Ben değil biz çalışacağız, biz üreteceğiz, biz koşacağız. O koşuda başarılı olacağımıza inanıyorum. En büyük arzum, CHP'yi iktidar yapmaktır. Artık çağdaş normların olduğu, güzelliklerin yaşandığı, barışın olduğu, herkesin karnının doyduğu bir ülkeyi istiyoruz. Bu, yurttaşların ortak talebidir. Bizim de görevimiz bu talebi gerçekleştirmektir.
Eğer bu mücadeleyi sağlıklı götürürsek, halkla kaynaşırsak, halkın terinin kokusunu bedenimizde ruhumuzda hissedersek çözemeyeceğimiz hiçbir anahtar yoktur. Ben bana yüklediğiniz görevin bilincinde ve sorumluluğunda olarak hepinize teşekkür ediyorum, sağolun varolun diyorum."
E-MİZAH

20 Mayıs 2010 Perşembe

LATİF DEMİRCİ - YANLIŞ ANONS


İ.BÜLENT ÇELİK ÇİZDİ


Sokaktaki vatandaş, CHP'lisi CHP'li olmayanı "Kılıçdaroğlu" diyor.

Bülent Tekin Yazıyor

ERKEKLER EVİ
CHP lideri Deniz Baykal’ın özel yaşamı ile ilgili görüntülerin getirdiği istifa ve olayı bu ülkede herkes konuştu. Toplumsal doğanın kabul etmediği yasak ilişkileri salt politikacı, yazar, artist, şarkıcı, bürokrat gibilerinin değil tüm insanların yaşamamaları gerektiğini düşünürüm. Kutsal dinler bunu Şeytan’ın ayartması olarak açıklarlar. İnsanların dünyanın doğallığına ve farklılıklarına insan, hayvan, bitkiyi de kapsayacak şekilde tam bir saygıyla (ekolojiyle) bakması gerekir. Kadın, erkek, ırk, sınıf, din, kültür, dil, yoksul, zengin gibi tüm farklılıkları eşit bir yaşam ortamına sunmak önemlidir. Zaten kutsal dinlerin anlattığı ahlak da bu değil midir? Dinlerin toplumsal ahlakın oluşturulmasında önemli rolü olmuştur. Ahlakın olmadığı bir dünyada insanlar ancak sapkın, şehvetli ve acımasız birer hayvan olabilirler(di).

Türkiye’de gerçeğin ne olduğuna gelirsek, “kurnaz adam” düzeni (tekelci finans kapital) tekelci devletin insan haklarının ihlaline dayanan ciddi bir kirliliğidir. Kimsesizlerin ve sahipsizlerin asla siyaset yapamadığı ama tam bir demokrasi varmış gibi sunulan düzenin de aslında birbirinden (kökende) farklı olmayan benzer siyasi partileri-bunlar özünde birer devlet partisidir-beslediğidir. Faşistinden İslamcısına hangi burjuva politikacısı-kim kimden?-daha ahlaklıdır? Kötülükleri işlerken karanlıkları seçmek-görünmemeyi becermek-günahı ortadan kaldırır mı? Suç ve günah işlerken kasete alınmamayı başaranlar daha mı temizdir(ler)? Dinleme ve görüntü kasetleri, siyasi şantaj, tehdit, kasetlerin gizli eller(!) tarafından servisi-çok şükür garibanların böyle bir sorunu yok demek isterdim ama fatura onlara kesiliyor-kurnaz adam düzeninde siyasetin hangi ilkeler üzerinden yapıldığını göstermesi açısından oldukça ilginçtir. Bu vahşi düzenin işleyişi özel hayatın gizliliğini, siyasetin fikirler arasındaki rekabetle yürütülmesi söylemlerini nasıl boşa çıkardığını ve modern kölenin (yurttaşın) en üst temsilcileri tarafından nasıl bir karakterle düşünüldüğünü göstermesi açısından önemlidir. Buradan alacağımız bir ders olmalıdır!

Deniz Baykal olayına gelince: Ona bu komployu (kasete çekmeyi) yapan derin devlettir. “Ergenekon’u, orduyu filan çok iyi savunamadın. AKP bizi mahvetti. Seçim de kazanamıyorsun.” demiş olmalılar. İpin böyle çekildiğini düşünüyorum. Bu iş Silivri’ye kadar da gider. Bu operasyonun yurtdışı bağlantıları yok mudur? Elbette vardır. Bu güçle karşıt gücün (her ikisinin iç ve dış destekçilerinin) mücadelesi vardır. Ve tuhaftır ki bu olayda devletin erkeğin küçük bir ailesi olarak inşa edildiğini de gördük. İstismar, saldırı, tecavüz karakterinin bu aile devletinde hep var olacağını da görüyoruz. Toplumun politik ve ahlaki dokusunu paramparça etmekle yarışıyoruz adeta!
--
bulent_tekin@turk.net
--

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Ercan Akyol Çiziyor


CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

"Deniz Baykal'ın istifa etmesinden bu yana bir haftayı aşan süre geçti. Partimizin adaysız olması düşünülemez. Tüm CHP'lilerin sorumluluk içerisinde düşünmesi gerekir. Yolsuzluk yapanlardan hesap sormalıyız. Halka umut vermeliyiz. Halkımızın oylarıyla iktidara gelmek için hazırlıkları başlatmalıyız. Seçmeni ve örgütüyüle halkımızın desteğiyle CHP'nin genel başkanlığına aday olacağımı duyuruyorum. Herkesi parti sorumluluğu ile davranmaya davet ediyorum. Bu anlayışla grup başkanvekilliğinden istifa ediyorum.

Sayın Baykal'la yeni bir görüşme yapmadım. Parti bilinci, sorumluluğu içerisinde sadece Sayın Sav'ın değil bütün CHP'lilerin destek vereceğini düşünüyorum.

Sayın Baykal ile bir kırgınlık küskünlük söz konusu değil. Tavrımı açıkladım, aday olacağım."

12 Mayıs 2010 Çarşamba

MİZAHHABER OFSAYTI GÖRMEDİ!

VARAN 1
Deniz Baykal, 10 Mayıs 2010 tarihinde, internet yoluyla gündeme gelen gizli kamera görüntüleri nedeniyle genel başkanlık görevinden istifa ettiğini açıkladı.
MİZAHHABER adlı blog sitesi, gündemi yakından takip ettiğini; bas bas bağırarak kanıtlama çabasına girmiş olan bir blogdur.
Hani nerde?
Nerde kaset olayı?
Nerde istifa haberi?
Nerde?
Bağır bağır bağırıyoruz,
sizi tarafsız ve bağımsız olmaya çağırıyoruz.
---
VARAN 2
Bize gelen bir mail(sadece bir kısmı):
...
Ben MİZAHHABER görevlilerine mail atıyorum afedersiniz ama bizi s.kleyen yok.Görende Google'un çalışanları, bu bloğu hazırlıyor sanacak.Üç beş çapulcu bize cevap yazma teşebbüsünde bulunamıyor.
~~~
E-MİZAH

11 Mayıs 2010 Salı

...VE BAYKAL GiTTi

Baykal istifa etti, kurultaya şunun şurasında iki hafta var. Kurultayda üye olmayacağım da dedi ama yetmedi. Bir türlü ikna olmayanlar şüphe kazanlarını kaynatmayı ısrarla sürdürüyor. Ben söyleyeyim! Baykal bu kurultayda partinin başına dönmeyecek. Çünkü Kurultay kurallarına göre Başkan seçilebilmesi için adaylık başvurusunun bizzat kendisi tarafından yapılması gerekiyor. Oysa o "başvurmayacağım" dedi. Daha toto oynamanın anlamı var mı?

AKP’Yİ HEDEFE KOYDU
Baykal kürsüye geldiğinde gerginliği yüzünden okunuyordu. Lafı hiç uzatmadan direkt konuya girdi. Konuşmasının başından sonuna bunun bir AKP komplosu olduğunun altını çizdi.Ve en sonunda da “Bunun bir bedeli varsa, bu da CHP genel başkanlığından ayrılmaksa bunu yapıyorum. Bu kaçmak anlamına gelmez. Tam tersine bu bir meydan okumadır. Bu anlayışla bugün CHP genel başkanlığından istifa ediyorum” dedi.
GÜLEN’E MESAJ
Baykal’ın en ilginç sözleri ise ABD’ye yaptığı göndermeydi. “Pensilvanya’dan aldığım mesajların samimiyetine inanıyorum” diyerek bu komployu Fethullah Gülen’in yaptığına inanmadığının altını çizdi. Ardından bütün sorumluluğun AKP iktidarına ait olduğunu dile getirdi. Baykal’ın dikkat çekici bir başka açıklaması ise “Partinin önünü tıkıyor” diyenlere oldu: “Önünüz açıldı” imasında bulundu. Baykal kasetin gerçek olup almadığına dair bir açıklama yapmadı.
BU BİR KOMPLODUR
Baykal şöyle konuştu:Günlerdir beklenen değerlendirmemi ve kararımı açıklıyorum. Bu bir kaset olayı değildir. Bir komplodur. Komplo hukuk dışı ahlak dışı bir tertip demektir. Bir komplo yaparken, insanların en korunaksız görüntülerini alırsınız kesersiniz biçersiniz montaj yaparsınız çarpıtırsınız. Duvarlara gizli kameralar yerleştirirsiniz. Haneye tecavüz edersiniz. Bunu siyaset yapmak için düzenlemişlerdir. Ahlaklarına vicdanlarına uygun bir siyaset.
İKTİDAR GÜCÜ OLMADAN YAPILAMAZ: Yıllardır bekletilen bir kaset yoktur. Bir komplo imal edilmiştir. Taze iki haftalık bir komplo vardır. Komplo tezgahı malzemeleriyle çekimleriyle günceldir. İktidar gücü seferber edilmeden, muhalefet başkanına karşı bu kadar fütursuzca yapılması mümkün değildir. İktidar zirvesinin bilgisi ve onayı olmadan son iki hafta içinde hazırlanıp piyasaya sürülmesi söz konusu bile olamaz.
AYIPLAR GİBİ YAPANLAR KOMPLOYU YAPANLARDIR:
Ana muhalefet liderine yönelik bu kadar kaba ahlaksızlık, bugünlerde iktidarın onayı olmadan gerçekleştirilemez. Komployu ayıplar gibi yapanlar, aslında bizzat ayıbı işleyenlerdir.
FETHULLAH GÜLEN’E GÖNDERME:
Ama ABD’den Pensilvanya’dan aldığım mesajlara da inanıyorum. O mesajların samimiyetine inanıyorum.
BANA DA BİR GÖREV DÜŞÜYOR:
Bu tablo karşısında bana da bir görev düştüğünün farkındayım. Bu hukuksuz ve ahlaksız komplo nedeniyle kimsenin beni sorgulamasına izin vermeyeceğim. Bunun bir bedeli varsa, bu da CHP genel başkanlığından ayrılmaksa bunu yapacağım.
MEYDAN OKUYORUM, İSTİFA EDİYORUM:
Bu kaçmak anlamına gelmez. Tam tersine bu bir meydan okumadır. Bu anlayışla bugün genel başkanlıktan istifa ediyorum . Ben herkese hakkımı helal ediyorum. Umarım siz de helal edersiniz.
CHP İÇİNE VE DIŞINA MESAJ:
Bu komplonun hedefi sadece ben değilim, aynı zamanda CHP’dir. CHP de bu kirli tezgahlar karşısında yolunu seçmek zorundadır. Bu Türkiye siyasetini ve CHP’yi yeniden tanzim etmek isteyenlere imkan tanıyacak. Hem de CHP’ye bu komplo ile hesaplaşma fırsatı verecektir.

EVRENSEL
E-MİZAH

8 Mayıs 2010 Cumartesi

Deniz Baykal - Nesrin Baytok ''Dört Dörtlük Rezalet''


''Özel hayatı ihlal''şikayeti (?)
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a ait olduğu iddia edilen ve bazı internet sitelerinde yayınlanan görüntülerle ilgili soruşturma başlattı. Savcılık, soruşturmayı Baykal'ın avukatlarının bu yöndeki suç duyurusu ve görüntülere erişimin engellenmesi talebi doğrultusunda yaptı.

20 Nisan 2010 Salı

Salih Memecan Çiziyor - Toz Bulutu

Salih Memecan'ın karikatürlerinin, uzun bir süre blog sayfamızda yayınlanmaması, bazı Bizimcity severlerini üzmüş(!) Uyardılar bizi.Son olarak 31 Mart 2010 tarihinde paylaşmışız bak sen!
20 Nisan 2010


14 Nisan 2010 Çarşamba

İ.BÜLENT ÇELİK ÇİZİYOR


Erdoğan, Baykal'ı neden sevmez? Amerikan Temsilciler Meclisi'nde "Ermeni Soykırımı" tasarısının beklenmedik şekilde onaylanmasından sonra kızan Başbakan Washington büyükelçimiz Namık Tan'ı geri çağırmış, üstüne de daha önceden planlanan 'Nükleer Zirvesi' için; "Ben Amerika'ya gitmem, Gidecek kişiyi de sonra belirleriz!" diye sert yapmıştı. Ardından Baykal da konuşmuş, "Gitmem gitmem diyen başbakan yanında büyükelçi ile ABD'ye gidecek. Baykal söylemişti dersiniz" demişti.. Başbakan, aradan daha bir ay geçmeden önce büyükelçi'yi Washington'a gönderdi, ertesi gün de kendisi gitti.. Bu durumda Erdoğan Baykal'ı nasıl sevsin ki kardeşim?! Erdoğan, Baykal'ı neden sevmez? Amerikan Temsilciler Meclisi'nde "Ermeni Soykırımı" tasarısının beklenmedik şekilde onaylanmasından sonra kızan Başbakan Washington büyükelçimiz Namık Tan'ı geri çağırmış, üstüne de daha önceden planlanan 'Nükleer Zirvesi' için; "Ben Amerika'ya gitmem, Gidecek kişiyi de sonra belirleriz!" diye sert yapmıştı. Ardından Baykal da konuşmuş, "Gitmem gitmem diyen başbakan yanında büyükelçi ile ABD'ye gidecek. Baykal söylemişti dersiniz" demişti.. Başbakan, aradan daha bir ay geçmeden önce büyükelçi'yi Washington'a gönderdi, ertesi gün de kendisi gitti.. Bu durumda Erdoğan Baykal'ı nasıl sevsin ki kardeşim?!

3 Nisan 2010 Cumartesi

31 Mart 2010 Çarşamba

7 Mart 2010 Pazar

E-PAZAR -26- ÇARŞAF

HAFTANIN KARİKATÜRÜ
HAFTANIN FOTOĞRAFI

Yorumsuzsunuz çünkü yorum sizsunuz...Saçmalamaya devam.
HAFTANIN FIKRASI

İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere Başbakanı Churchill radyoda konuşma yapmaya gidiyormuş. Radyo evinin kapısına gelince, bindiği taksinin şoförüne sormuş: - Beni yarım saat bekleyebilir misin? Karanlıkta müşterisinin yüzünü seçemeyen şoför: - Özür dilerim, sör, ama başbakanın konuşmasını dinleyeceğim. Churchill yurttaşının bu ilgisinden pek hoşnut kalarak iki sterlin uzatmış. Şoför parayı aldıktan sonra yerlere eğilerek selam vermiş:S.kmişim Churchill'i, sizi bekliyorum, efendim.

HAFTANIN + BİLMEM KAÇI

Dünya Kadınlar Günü; Birleşmiş Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı.


HAYVANLAR ALEMİ
---

AKP'ye oyunu verip hizmet bekleyen vatandaş :)
E-PAZAR
THE END
SON
BİT
:)

14 Şubat 2010 Pazar

E-PAZAR -23- SEVGİLİLER

HAFTANIN KARİKATÜRÜ

HAFTANIN FOTOĞRAFI
Yalnızım ben çok yalnızım. Buymuş benim alın yazım :((

HAFTANIN FIKRASI


TREN BEKLİYORUM
Yeni evli bir çift tren hatlarına yakın bir yerde ev almışlar. Evin beyi her sabah işe gittikten sonra trenler geçmeye baslarmış ve yatak odasında bulunan elbise dolabının kapıları gıcırdarmış.
Buna sinirlenen evin hanımı bir sabah eşi gittikten sonra çağırmış marangozu.
Adam bakmış :-Anlamadım bir sorun yok, demiş.
Evin hanımı :-Ama tren geçerken gıcırdıyor, beni sinir ediyor, demiş.
Marangoz bizimkine :-İyi, demiş, sen işlerine bak ben dolabın içine girerim. Tren geçsin bir bakayim nerede arıza var.
Kadın :-Tamam, demiş evin işlerine koyulmuş.
Evin reisinin geri geleceği tutmuş bakmış bir çift erkek ayakkabısı kapıda. Dalmış eve aramış taramış yatağın altına bakmış kimse yok.
Bizimki açmış elbise dolabını, adamın biri sinmiş bekliyor.-Ne işin var lan senin burada, demiş bizimki.
Adam da ürkek bir sesle cevap vermiş :
-Şimdi tren bekliyorum diycem, ama inanmazsin ki!!!

HAFTANIN + BİLMEM KAÇI


HAYVANLAR ALEMİ


---
Teşekkür

:)

Teessüf

:(

Özel Teşekkür

elizabet

(elizabeth değil bu)


8 Şubat 2010 Pazartesi

SALİH MEMECAN - BİZİMCITY


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "Cübbeli Ahmet Hoca'yı telefonla aradığı" iddiasına ilişkin olarak, "Aylar önce bir eski AKP'li bir milletvekili beni aradı, konuşmanın bir noktasında 'yanımda Cübbeli Ahmet Hoca var. Bir geçmiş olsun demez misiniz kendisine?' dedi. 'Gayet tabii, niye demeyeyim' dedim. Verdi telefonu telefonda 'geçmiş olsun' dedim" diye konuştu.