domuz gribi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
domuz gribi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2010 Çarşamba

5 Ocak 2010 Salı

İ.BÜLENT ÇELİK - VATAN GAZETESİ

Harvard Üniversitesi uzmanları, domuz gribinin mevsimsel gripten farkının bulunmadığı, hatta öldürme riskinin daha düşük olduğu sonucuna vardı.

31 Aralık 2009 Perşembe

BÜLENT TEKİN - DOMUZ GRİBİ

DOMUZ GRİBİ
Domuz gribinin salgın olduğu bir yıldayız. Bu hastalıktan korunmak için uygulanan aşı ya da sonrasında tedavi yönteminin çokça konuşulduğu bir dönemi yaşıyoruz. İlaç ve tedaviye yani hekimliğe çokça gereksinim duyduğumuz günlerin içindeyiz. Hekimlik, Fırat ve Dicle arasındaki bu topraklarda, MÖ 3000’li yıllarda (Sümer’de) görev başındaydı. Kitabı Mukaddes’te adı geçen Keldanilerin Ur’unda MÖ 2700 yıllarında Lulu adlı bir hekim görev yapmaktaydı. O dönemden kalan tabletlerden, daha başka isimsiz hekimlerin yaşadığını anlıyoruz. Bugün de bazı isimsiz/isimli hekimler kuş gribi, domuz gribi, normal grip hakkında ahkâm kesmekte ama ölümlere engel olamamaktadırlar. Bazı tekelci ilaç firmalarının reklâmtörü (reklâmcısı) olan kimi hekimler silah tüccarlarının ölümden kazançlarını anımsatan ilaç kazanımlarının peşindeler. (Reklâmtör sözcüğünü ben buldum.) Uygarlığın tanımının böyle olmadığını düşünüyorum.

Bu kadim bölgede (Mezopotamya’da) günümüz meslektaşları gibi Sümerli hekimlerin de ilaçlarının ana maddesinin kaynakları bitkisel, hayvansal ve madenseldi(r). Madensel (tuz, güherçile gibi), hayvansal (süt, yılan derisi, kaplumbağa kabuğu gibi) ve bitkisel (kekik, armut, incir, hurma gibi) karışımlar-tıpkı bugün gibi-toz ve katı halde hazırlanırdı. İsimli ya da isimsiz hekimimiz merhem ve süzülmüş sıvıları vücudun üzerine sürerdi. Bu hekim, içmek için de sıvı ilaçlar öneriyordu.

Bu isimli/isimsiz hekim(ler)in yazdıkları notlarda sihirli sözlere veya büyüye rastlanmamasına karşın kadim tıp ilmini büyü ve cinlerden soyutlamak olanaksızdır. Çünkü Sümer’de ve dünyanın başka yerlerinde hastalıkların nedeni olarak kötü cinler bilinirdi. Bu nedenle Mezopotamya’da büyü ve cin çıkarma ayinlerinin yapılma nedeni, insanı kötülüklerden ve hastalıklardan koruma olarak düşünülebilir. Aslında din ile büyüyü birbirinden ayırmak oldukça güçtür. Dinler tarihi incelendiğinde, iyi ve kötü’nün (zaman zaman cin ve tanrıların) birer güç olarak kişiye iyilik (sağlık, moral) ya da kötülük (hastalık, zihin karışıklığı) getirdiği kabul edilmiştir. Zerdüşt, Yahudi, Hıristiyan metinlerinde iyiler ve kötülerden (şeytani güçler de dâhil) ve onların öykülerinden bahsedilmiştir. Günümüzde Diyarbakır’da dahi (kırsalda) birçok hastalık doğaüstü nedenlerle büyüsel ve dinsel nedenlere dayanılarak açıklanabilmektedir. Ay basması, nazar, haram süt, korkulara dayalı ishallerin anne tarafından çocuğun alnına haç şeklinde is sürerek tedavi edildiğini söylersem bunu sakın benim mizahi tarzıma bağlamayın. Yine Mardin kırsalında-çocukluğumuzda!-sıtma olan çocukları, anneler tencere altından parmaklarıyla aldıkları isi, alınlarına bir haç çizerek iyileştirmeye çalışırlardı. Ve ne tuhaftır ki bu yöntemle çocuklar sıtmayı atlatırlardı. Bugün de bu yöntemin tıbbın çok ilerlemesine karşın kullanılması bir inceleme konusu olarak araştırılması gerektiğini düşünüyorum.

Bizim meçhul hekimimiz süzme yöntemiyle hazırladığı ilaç reçetelerinin bir de kullanım kılavuzları vardı.[Bugün en değme ilaç kutusundan bir kullanım kılavuzu (prospektüs) çıkmaz mı?] Hekimimiz içilecek ilaçların içimini kolaylaştırmak için (tadını kaybetme amacıyla) bira (ve bazen de süt) kullanırdı. Tüm bu söylediklerimiz bu kutsal topraklarda, Sümer’de dahi eczacılığın bilindiğini gösterir. İlaçlarda güherçilenin (idrardan elde edilmiş olmalı) kullanılmış olması bu topraklarda kimyasal proseslerin yapıldığını kanıtlar. Bu kutsal topraklar kimya bilimiyle içlidışlıdır.

Biz bu toprakların insanlığın en eski tıp ilmini yarattığını yazarken dünyanın dört bir tarafındaki müzelere dağılmış olan tabletlere bakılmasını söylüyoruz. O isimsiz/isimli hekimlerin elinin altında-tıpkı bugünkülerin olduğu gibi-bir tıp elkitabı vardı(r). Ama-ne yazık-ki ulaşamadığımız belgeler nedeniyle hangi hastalıkların hangi ilaçlarla tedavi edildiği bilgisine ulaşmış değiliz. Aslında şu günlerde böyle bir bilgiye ulaşmada-özellikle domuz gribinin yayıldığı bir dönemde-çok yarar vardı(r).

----
bulent_tekin@turk.net
----

15 Aralık 2009 Salı

8 Kasım 2009 Pazar

E-PAZAR -10- SAĞLIK

HAFTANIN KARİKATÜRÜ
HAFTANIN FOTOĞRAFI
GDO'lu mu ? GDO'suz mu ? Ne duyamadık, tahmin etmesi zor mu?

HAFTANIN FIKRASI

Bir gün 75 yaşında bir ihtiyar sperm testi yaptırmak için doktora gider.

Doktor adama bir kavanoz verir ve : -Bunu doldurup yarın bana getirin, der. Ertesi gün ihtiyar kavanozu getirip doktora verir.

Doktor kavanoza bakar ve boş olduğunu görür ve sebebini sorar.

İhtiyar anlatmaya başlar : -Doktor bey, dün gece sağ elimle denedim olmadi, sol elimle denedim gene olmadı.

Karımı çağırdım, o da sağ ve sol elleriyle denedi, ağzıyla denedi önce dişini çıkararak sonra dişini takarak denedi gene olmadı.

Baktık olacak gibi değil komşunun karısını çağırdık o da iki elini ve ağzını denedi gene olmadı, deyince doktor kendini tutamamış : -Naaptınız, komşunun karısını da mı çağırdınız, diye sormuş.

İhtiyar da : -Napalım, açamadık şu lanet kavanozu bir türlü...

6 Kasım 2009 Cuma

SEFER SELVİ - DOMUZ GRİBİ AŞISI


Başbakan Erdoğan grup konuşmasında hem aşı olmayacağını ilan etti hem de “Bakanımla aynı düşünmüyorum. Bu konuda (aşı olmak) vatandaşım kendi isteğine bağlı olarak böyle bir yolu tercih ederse, eyvallah. Ama etmiyorsa ‘muhakkak yaptırmanız gerekir’ diye böyle bir kampanyanın sürdürülmesi doğru değildir, yanlıştır” dedi. Oysa Sağlık Bakanlığı’nın aşının zorunlu kılınması konusunda herhangi bir açıklaması olmamıştı. Başbakan ayrıca Meclis koridorunda Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ı “Başbakan da aşı olacak” sözleri nedeniyle azarladı.

ENGİN ASYALI - SÖZCÜ GAZETESİ


Engin Asyalı'nın 6 Kasım Cuma günü Sözcü gazetesinde yayınlanan karikatürü...

3 Kasım 2009 Salı

28 Ekim 2009 Çarşamba

HABERTÜRK GAZETESİ - VAN MİNUT - TRT'DEN EVDE DERS...


Domuz gribi nedeniyle okulların tatil edilmesi üzerine öğrenciler, TRT 3'te başlayan dersleri takip etmeye başladı.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından domuz gribi önlemleri kapsamında okulların tatil edilmesi üzerine TRT 3'te telafi eğitimi başladı.

23 Ekim 2009 Cuma

SEFER SELVİ ÇİZİYOR - TEHLİKE


Sefer Selvi'nin Evrensel'de yayınlanan karikatürü...

16 Ekim 2009 Cuma

SEFER SELVİ ÇİZİYOR - DOMUZ GRİBİ


Sağlık Bakanı’nın ‘önce okullarda vurulacak’ dediği domuz gribi aşısı gelmeden Ankara’da domuz gribi görülen bir ilköğretim okulu kapatıldı.

13 Haziran 2009 Cumartesi

LATİF DEMİRCİ ÇİZİYOR - KARNE

Latif Demirci'nin 13 Haziran Cumartesi günü Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanan karikatürü...

26 Mayıs 2009 Salı

Salih Memecan Çiziyor - KENE


Salih Memecan'ın 26 Mayıs Salı günü Sabah Gazetesi'nde yayınlanan karikatürü...

22 Mayıs 2009 Cuma