24 Nisan 2010 Cumartesi
23 Nisan 2010 Cuma
Bülent Tekin Yazıyor
İNSAN’IN BİRAZ DA DÜŞÜNDÜĞÜDÜR W.A.Wigram’ın (1872-1953) 1910’lu yıllarda Doğu Kiliseleri için yaptığı gezide bizzat tanık olduğu bir olayı anlatmak istiyorum: Bir Kürt ağanın mülkiyetinde olan zavallı bir Yahudi rakip bir ağa tarafından üzerindeki elbiseler dâhil son kuruşuna kadar soyulmuştu. Elbette zavallı İbrahim eğer ağanın mülkiyetinde olan biri bu şekilde soyulmuşsa bunun bizzat ağası için bir ayıp oluşturduğu gerekçesiyle doğal efendisine gidip şikâyette bulundu. Ağa bunun tartışmaya değer bir şey olduğunu kabul etmek zorunda kaldı ama silahlı kuvvetle bunun telafisinin yapılmasını imkânsız gördü. Çünkü soyan kişi güç bakımından kendisinin eşiti olmaktan uzak mı uzak biriydi. “İtibarınız sarsılır, Efendim” diye yalvardı İbrani. “Gerçekten de öyledir” diye söyledi ağa, “ama gene de onunla savaşamam.” Kısa bir süre sonra ağaya çok parlak bir ilham geldi. “Bak İbrahim, buldum! Ben de gidip onun Yahudi’sini soyacağım! ”
Ahmet Türk’ün Samsun’da yumruklanmasını çirkin saldırıyı kınıyorum gibi laflarla anlatmak istemiyorum. Bu sözleri söyleyenleri test edemem. Barış, kardeşlik, sevgi, adalet, eşitlik duygularını beyinlere nakşetmenin ululuğudur asıl olan. Küreselleşmiş finans tekel’in devletine, ordusuna, polisine, kompradoruna tek laf edemeyenin 14 yaşındaki bir çocuğun elmacık kemiğini kırması bir görev değildir. Bir Kürt’e karşılık da zavallı, gariban bir Türk’e yumruk atmak da bir görev olmamalıdır. Kardeşlik, eşitlik, adalet, insanlık taleplerini-eğer içten inanıyorsak-Çin’e, Rusya’ya, ABD’ye rağmen olsa dahi savunmaktır esas olan. Yoksa-yalandan!-danışıklı dövüş bir İsrail kabadayılığıyla iş bitmez. Wigram’ın anlattığı Yahudi hikâyesine döner iş. Büyük bir zalimin üstüne gidemeyen birinin hırsını bir zavallıdan alması gibi.
Ahmet Türk’e uygulanan şiddeti destekleyenleri sadece Samsun’da görmedik. Birçok evde ve yerde, hatta gazetede bile destekleyenler oldu. Irklara ve cinsiyetlere düşmanlık besleyen hasta ruhları-bırakın tedavi etmeyi-yatıştırmayı başaran toplumsal talep yok. Ötekiden üstün olma duygusu güçlü bir biçimde gelişmişse mülke (vatan) sahiplenme güveni nerelere dayanır? İnsan bu sözlerden ürkebilir belki! Gaza, cihat, din, vatan, talan, gurur, kahramanlık, hamaset ve yüceltmelerle şartlandırdığımız insanlardan bir derviş tavrı beklemek olası mı? Samsun’da, Trabzon’da, Yozgat’ta, Diyarbakır’da, Hakkari’de insanlar neden bir başkasını düşman görsün? İnsanın insandan üstünlüğü ne ki?
Diyarbakır bugün Türk ırkının yurdudur ama-asıl yerlileri olan-Kürtlerin olup olmadığı şüphelidir demek inatçılığı hangi doğruları yanlış yapar? Irklar, dinler, diller yani insan; uğruna hukuk, demokrasi yapılmış insan ölçüt alınmalı ve insanın kutsal hakları tabii. Bu yazıdaki konumuz aslında Türk-Kürt, ırk, dil, din değildi. Wigram’ın şahit olduğu Yahudi hikâyesindeki güç ve egemenden hesap soramayan ama buna karşın zayıfı ezen bir adaletin sefaletini anlatmak istiyordum. Bu, kandırdığımız ve uyuttuğumuz garibanları kendi dünya malımız için kullandığımızdır. Bu, fakir fukarayı vatan, millet, din, iman, bayrak söylemleriyle kandırıp gasp ettiğimiz milyon dolarlar daha çok artırmamızdır.
---
20 Nisan 2010 Salı
Salih Memecan Çiziyor - Toz Bulutu
Salih Memecan'ın karikatürlerinin, uzun bir süre blog sayfamızda yayınlanmaması, bazı Bizimcity severlerini üzmüş(!) Uyardılar bizi.Son olarak 31 Mart 2010 tarihinde paylaşmışız bak sen! 18 Nisan 2010 Pazar
E-PAZAR -30- ÖZEL
---
YILMAZ ÖZDİL/HÜRRİYETTürkiye'de 7 milyon kişi günde 2 dolarla yaşayıp, aileleriyle birlikte 22 milyon kişi asgari ücretle geçinirken...
Bu insanlarımızın çocukları dershane parasını nasıl öder?
a, bana ne
b, babam sağ olsun
c, onların sorunu
d, tarikata girsin
e, okumasın
Anadolu'da dersleri boş geçen çocuklar, kolejlerde en kaliteli öğretmenler tarafından yetiştirilen çocuklarla aynı sınava girip, aynı sorularla nasıl yarışır?
a, sana ne
b, hadlerini bilsinler
c, yerse
d, girmesin kardeşim
e, çok da pipimdeydi
Annesi dershane taksitini ödeyemediği için hapse atılan, ağabeyi de kahrından intihar eden Fethiyeli Samet, o moralle bugün girdiği sınavda nereyi kazanır?
a, Harvard
b, Oxford
c, Cambridge
d, Sorbonne
e, kaldırım mühendisliği
Teröristin döşediği yetmiyormuş gibi, devletin döşediği mayınlarla şehit oluyor artık çocuklarımız... Üniversite okuyorum ayaklarıyla kapağı ABD'ye atanlar askerlikten yırtarken, Türkiye'de üniversite okuyanlar askerlikten niye yırtamıyor?
a, what?
b, cinsiyet değiştirsinler
c, çürük raporu alsınlar
d, vicdani retçi olsunlar
e, jömanfu
Peki n'olacak bu memleketin hali?
a, inşallah
b, maşallah
c, evelallah
d, maazallah
e, amin
Böyle gelmiş, hep böyle mi gidecek... Kim düzeltecek bu işi?
a, Obama
b, Angela Merkel
c, Vladimir Putin
d, Sarkozy
e, Recep İvedik
Düşen uçaktaki Polonya heyetinde Kaczynkski ile eşi Maria'nın yanı sıra Genelkurmay Başkanı Franciszek Gagor, Merkez Bankası Başkanı Slawir Skrzypek, Dışişleri Bakan Yardımcısı Andrej Kremer, Polonya'nın sürgündeki son Devlet Başkanı Ryszard Kaczorowski, Ulusal Güvenlik Bölümü Başkanı Aleksander Szczyglo, Devlet Başkan Yardımcıları Pawel Wypch ile Mariusz Handzlik, Parlamento Başkan Yardımcısı Jerzego Szmajdzinski gibi üst düzey devlet görevlileri yer alıyordu.BAŞBAKANIMIZDAN İMALI BAŞSAĞLIĞI
---
Facebook'ta bu karikatürün altındaki yorumlara baktık;Neden biz farklıyız :(((---
Yumruk Yemiş Üçgen
(Biz, Siz ve Onlar)
---14 Nisan 2010 Çarşamba
9 Mart 2010 Salı
2 Mart 2010 Salı
20 Şubat 2010 Cumartesi
PENGUEN DERGİSİ - GÜNDEM
Milletvekillerimiz(kim seçti bunları bilmiyorum,ben rey hakkımı kullanmadım hakeza babamda kullanmadı) toplumumuzun kanayan yarası, bunda hemfikiriz değil mi?Bakan dediğimiz adam recep akdağ : ''Gel ulan buraya senin an.an s.kimde gör.'' diyor.Hemen ardından karşılık veriyor Oktay Vural :''İndir o elini gelirsem oraya g.çmişini geleceğini eşikdekini beşiktekini ...''diyerek sıralıyor. Recep Erdoğan efendi boş durur mu? O'da:''Baykal d.mal, Bahçeli tut s.ki, '' gibi s.kimtrak esprilerle gündemin mına koyuyor.Ayrıca bu blogda yazdığım son yazıda bu oluyor.
--
Bu mudur ?
e-budur :(((
-
a-rıza
e-lastik





.jpg)
