faşizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
faşizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mart 2012 Çarşamba

Sivas Katliamı - Zaman Aşımı


Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) AKP’nin, Sivas katliamı sanıklarının zaman aşımından yararlanmaması için CHP’lilerin verdiği yasa teklifinin öncelikle görüşülmesini reddetmesini protesto etti.

CHP’nin verdiği yasa teklifinin öncelikle görüşülmesinin AKP’lilerin oylarıyla reddedildiğine atıf yapan ABF, bunun tam bir “insanlık ayıbı” olduğunun altını çizdi. ABF açıklamasında, bu kararın aynı zamanda, “fiili olarak 2 Temmuz 1993 tarihinde tekbir sesleri eşliğinde ‘Yakın ula yakın’ çığlıklarına destek vermek” anlamına geldiği vurgulandı.

Bu kararın aynı zamanda “İnsanlığa karşı işlenmiş suçlara destek vermek” anlamına geldiği de vurgulanan açıklamada, “AKP’nin bu kararı, katliam sanıklarını mahkemelerde ‘avukat sıfatıyla’ savunan kişilerin; daha sonra AKP’de, bürokraside ve yerel yönetimlerde yükselmelerinin tesadüf olmadığı anlamına gelir” denildi.

AKP’nin bu kararla, 13 Mart 2012’de yapılacak duruşmada mahkemeye “Sivas sanıkları için zaman aşımı kararı al” mesajı verdiği de kaydedilen açıklamada şu görüşler dile getirildi: “Bu karar AKP’nin gerçek yüzünü bir kez daha göstermiştir. Sivas’ta Madımak Otelini yakanları savunanlardan, onlara avukatlık yapanlardan bu ülkeye demokrasi gelmez. Alevilere yönelik her gün kin ve nefret tohumları ekenlerden eşitlik ve adalet de beklenmez!”

Federasyon olarak bugünkü Mecliste zaman aşımını fiili olarak onaylayan zihniyete karşı, Türk Kürt, Alevi Sünni, inancı ve etnik kimliği ne olursa olsun, insan olan ve adalet isteyen herkesi tavır almaya çağırdıkları kaydedilen açıklamada, “En önemlisi de 13 Mart 2012 Salı günü saat 09.00’da Ankara Adliyesi önünde olmaya davet ediyoruz” denildi.
13 Mart Salı günü Ankara Adliyesinde yapılacak duruşma öncesi buluşulup, katillere zaman aşımı uygulamasını engelleme çağrısı yapılan açıklamada, “İnsanlık suçu işleyenlerin cezalandırılmasını istemek için, Alevi ya da Sünni olmak gerekmez, Türk ya da Kürt olmak da gerekmez! İnsan olmak yeter!” denildi. (Ankara/EVRENSEL)


KATLIAMI UNUTMA, UNUTTURMA

Davanın zaman aşımına uğratılmasına tepki gösteren Genç Akademisyenler, internet siteleri üzerinden imza kampanyası başlattı. İnsanlığa karşı işlenen suçların zaman aşımı kavramıyla değerlendirilemeyeceğini söyleyen, Genç Akademisyenler, zaman aşımı kararının çıkması halinde, yeni katliamların önünün açılacağını ve toplumsal barışın ve adalet duygusunun büyük yara alacağı uyarısını yaptı. Davanın görüldüğü, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi hakimlerine seslenerek, “Mahkemenizden, 13 Mart’ta yapılacak duruşmada Sivas Katliamı’nın insanlığa karşı suç teşkil ettiğinin kabul edilmesini, ve dolayısıyla zamanaşımı kuralının uygulanamayacağının karara bağlanmasını talep ediyoruz” İmza kampanyası, www.ipetitions.com/petition/sivasiunutma/ adlı internet adresinden yapılıyor.

10 Haziran 2010 Perşembe

BÜLENT TEKİN YAZIYOR

ZALİMLER VE MAZLUMLAR

Bir tilki bir ayı ailesiyle aynı bölgede yaşıyormuş. Tilki, ailenin kaldığı mağaranın önünden her geçişinde-özellikle erkek ayının olmadığı zamanlarda-yavrucaklara “Yavrularım! Ben sizin babanızım!” diyormuş. Tabii kendilerine benzemeyen birinin bu sözü yavrucakları ve anne ayıyı çileden çıkarmış. Çok öfkelenen anne ve yavrucuklar olayı babaya götürmüşler. Anne, “Çocukların çok zoruna gidiyor!” demiş. “Ben sizin babanızım deyip geçtiğinde çocuklar kendilerini yere atıp hüngür hüngür ağlıyorlar!” Baba, “Kim bu?” diye sormuş. Anne ve yavrucaklar (ayının) tipini izah etmişler, baba ayı onun tilki olduğunu anlamış. Ayı tilkiyi kollamaya başlamış, yakalamaya çalışmış. Bir iki defa tilki canını zorla kurtarmış; kaçarak kurtulmuş. “Bu iri hayvan beni bir yakalarsa paramparça eder. İyi de koşuyor! Ama kafasının çalıştığı pek söylenemez!” diye düşünmüş tilki. Kendince bir plan kurmuş. Kaçarken ayıyı çok dar bir yere sıkıştırmayı gerçekleştirmeye çalışmış: Aralarında çok az mesafe olan güçlü iki ağacın arasından koşarak geçmiş. Onu kovalayan ayı aynı yerden geçerken aralarında çukur da olan bu iki ağacın arasına çok fena sıkışmış. Tilki hemen büyük bir fiyakayla durmuş ve iki ağacın arkasına hızla dolanmış. İki ağacın arasına bir mengene gibi sıkışmış erkek ayının arkasına geçip tecavüz etmiş. “Ulan!” demiş tilki. “Benimkini içinde de görüyor (hissediyor) yine de çocuklarının babası olduğumu kabul etmiyor!”

Gazze’ye insani yardım götüren Türk gemisine İsrail’in yaptığı korsanca baskını salt onların savaşçı ruhuna ve cesaretine bağlamak istemiyorum. Türk devletinin koyunları kurtların arasına salar gibi davranması da büyük rol oynadı. Bu vahşi saldırıda Türkiye’nin karizması çizilmiştir. İsrail herkesin önünde tokadını atmış ve korkusuz olduğunu göstermiştir. Bu, bir insanın bir insana olan tokadı değildir, bir devletin bir devlete tokadıdır. Van minüt (one minute) ayaklarıyla sahte kabadayılığa dayanan Başbakan Erdoğan’a İsrail’in verdiği yanıt hepimiz için oldukça acı olmuştur. Ben yine de bu olayın oldukça gizemli sorularıyla yanıtlarının olduğunu düşünüyorum.

Filistin (Gazze) olayında hiçbir Arap ülkesinin bu kadar Arabist (Arapçı) kesilmediği düşünüldüğünde, Başbakan Tayyip Erdoğan ve hükümetinin bu kadar militanvari Arabist (Arabizm yanlısı) ve İslamcı kesilmesinin nedeni salt ideolojik aynılık mıdır? Bütün Arap ülkeleriyle ilişkisi var İsrail’in. O halde bizi bu kadar mahallesini namusunu koruyan hale getiren ne? Erdoğan hükümeti dâhil İsrail devletiyle en fazla ilişkisi olan hükümetler İslamcı partilerin hükümetleri olmuştur. Bu böyle olduğu halde yalandan ve (sahte) bir Yahudi düşmanlığıyla ya da bunu yapar gibi davranarak gittikçe İslamcılaşan ülkenin insanlarının sempatisi kazanılmak isteniyor. Bir devlet olarak Gazze’ye Kızılay’ı kullanarak da yardımı götürebilirdin. Böylesi bir kanlı olay olmazdı.

Tüm bu söylediklerim bilerek yapılmışsa, bu ve benzer olaylar (Van münit te buna dâhildir) ABD’nin izniyle oluyor demektir: İslam ülkelerinin liderliğini yapacak en uygun ülke Türkiye’dir. Erdoğan’ın ideolojisi ve retoriği de lider olmaya uygundur. Arap ülkeleri İran’ı sevmiyor. Zaten Pakistan, Afganistan kendi derdiyle meşgul. En fazla Yahudi düşmanlığı yapanın peşinden Arap ülkeleri gidebilir. Ancak böyle inandırıcı olabilir. Böylece ABD’nin Ortadoğu’ya tam hâkimiyeti gerçekleşebilir. Zaten Büyük Ortadoğu Projesi, Ilımlı İslam rejimini (AKP gibi iktidarlar kurarak) diğer Arap ülkelerine götürmek istemiyor mu? “Siz de Erdoğan gibi yapın, AKP gibi hükümetler kurun,” denilecektir. ABD bu politikalarla bir taraftan İslam düşmanlığı yapan İsrail’e diğer taraftan da Yahudi düşmanlığı yaparak İslam liderliği yaptıracağı bir Türkiye’ye-bu bir çelişki gibi görülse de!-destek vermektedir. Bu olguyu görmemiz gerekir.

Faşist İsrail devletinin sivil Türk gemisine yaptığı korsanca baskın (hikâyemizdeki ayı-tilki meselesi gibi) ABD’den habersiz yapılamaz(dı). Bu barbarca katliamda ABD her iki çocuğundan (İsrail ve Türkiye) yana olmuştur. Dünyanın babası olan ABD karşısında hiçbir çocuğun söz hakkı yoktur. Ama bir gün kendisi için tehlikeli olmuş çocuklarını-tıpkı Saddam’ı yarattığı ve yok ettiği gibi-belki yok etmek zorunda kalacaktır. Dünya çok genç ve hayat devam ediyor.

(bulent_tekin@turk.net)

21 Ocak 2010 Perşembe

18 Ekim 2009 Pazar

E-PAZAR -7- ESARET

HAFTANIN KARİKATÜRÜ
HAFTANIN FOTOĞRAFI


Bu topraklarda silah tutar esaret altında kalmış yürekler.
Bu topraklarda ölü doğar çocuklar,
fermanı doğduğunda yazılmıştır,kader değil bu
faşizm diktatörlüğü.
Öldürüler daha doğmamış çocukları...
Hadi şimdi sorgula hayatı,yiğitsen sorgula şimdi,
nedendir,daha doğmadan ölüşler... Silah tutar ulan silah esaret altında kalmış
yürekler,mavzer mavzere döğüşür korkusu kırılmış anası babası bir çocuklar...
HAFTANIN FIKRASI
Adamın birinin bir papağanı varmış.Papağan devamlı televizyon seyrediyormuş.Adamda işten eve evden işe giden bir kişiymiş.Bir gün adam papağanını kafesiyle birlikte balkona bırakmış ve işe gitmiş... Bir saat sonra sokaktan polis aracı geçerken papağan bağırmaya başlamış. KAHROLSUN PARALI EĞİTİM KAHROLSUN POLİS V.S. Ekip aracı hemen durup sesin geldiği yere ateş etmeye başlamış.Ev darmadağın olmuş.Eve gelen adam hayretler içinde bakakalmış.Neyse diyerek evi yaptırmış. Ertesi gün aynı olay tekrarlayınca adam evi gözlemeye başlamış.Ekip aracı karşıdan görününce başlamış papağan yine slogan atmaya tabi polis te ateş etmeye. Durumu gören ev sahibi papağanı alıp tavuk kümesine atmış.Papağan kümeste başlamış volta atmaya bunu gören tavuklar gülüyorlarmış. Papağanın kafasıda atmış, tavuklara dönüp şöyle demiş... -Ne gülüyonuz lan ben sizin gibi fahişelikten yatmıyorum.Düşünce suçundan yatıyorum...
----------
İYİ Kİ VARSIN...
İHSAN ÇARALAN
(Bu gönderide emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunarız)

28 Mayıs 2009 Perşembe

Ercan Akyol Çiziyor - Faşizan Uygulama


28 Mayıs 2009 Tarihinde Milliyet Gazetesi'nde yayınlanan karikatür...

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Ercan Akyol Çiziyor - Liberal Faşizm


Ercan Akyol'un 27 Mayıs Çarşamba günü Milliyet Gazetesi'nde yayınlanan karikatürü...