CHP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CHP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mart 2012 Çarşamba

Sivas Katliamı - Zaman Aşımı


Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) AKP’nin, Sivas katliamı sanıklarının zaman aşımından yararlanmaması için CHP’lilerin verdiği yasa teklifinin öncelikle görüşülmesini reddetmesini protesto etti.

CHP’nin verdiği yasa teklifinin öncelikle görüşülmesinin AKP’lilerin oylarıyla reddedildiğine atıf yapan ABF, bunun tam bir “insanlık ayıbı” olduğunun altını çizdi. ABF açıklamasında, bu kararın aynı zamanda, “fiili olarak 2 Temmuz 1993 tarihinde tekbir sesleri eşliğinde ‘Yakın ula yakın’ çığlıklarına destek vermek” anlamına geldiği vurgulandı.

Bu kararın aynı zamanda “İnsanlığa karşı işlenmiş suçlara destek vermek” anlamına geldiği de vurgulanan açıklamada, “AKP’nin bu kararı, katliam sanıklarını mahkemelerde ‘avukat sıfatıyla’ savunan kişilerin; daha sonra AKP’de, bürokraside ve yerel yönetimlerde yükselmelerinin tesadüf olmadığı anlamına gelir” denildi.

AKP’nin bu kararla, 13 Mart 2012’de yapılacak duruşmada mahkemeye “Sivas sanıkları için zaman aşımı kararı al” mesajı verdiği de kaydedilen açıklamada şu görüşler dile getirildi: “Bu karar AKP’nin gerçek yüzünü bir kez daha göstermiştir. Sivas’ta Madımak Otelini yakanları savunanlardan, onlara avukatlık yapanlardan bu ülkeye demokrasi gelmez. Alevilere yönelik her gün kin ve nefret tohumları ekenlerden eşitlik ve adalet de beklenmez!”

Federasyon olarak bugünkü Mecliste zaman aşımını fiili olarak onaylayan zihniyete karşı, Türk Kürt, Alevi Sünni, inancı ve etnik kimliği ne olursa olsun, insan olan ve adalet isteyen herkesi tavır almaya çağırdıkları kaydedilen açıklamada, “En önemlisi de 13 Mart 2012 Salı günü saat 09.00’da Ankara Adliyesi önünde olmaya davet ediyoruz” denildi.
13 Mart Salı günü Ankara Adliyesinde yapılacak duruşma öncesi buluşulup, katillere zaman aşımı uygulamasını engelleme çağrısı yapılan açıklamada, “İnsanlık suçu işleyenlerin cezalandırılmasını istemek için, Alevi ya da Sünni olmak gerekmez, Türk ya da Kürt olmak da gerekmez! İnsan olmak yeter!” denildi. (Ankara/EVRENSEL)


KATLIAMI UNUTMA, UNUTTURMA

Davanın zaman aşımına uğratılmasına tepki gösteren Genç Akademisyenler, internet siteleri üzerinden imza kampanyası başlattı. İnsanlığa karşı işlenen suçların zaman aşımı kavramıyla değerlendirilemeyeceğini söyleyen, Genç Akademisyenler, zaman aşımı kararının çıkması halinde, yeni katliamların önünün açılacağını ve toplumsal barışın ve adalet duygusunun büyük yara alacağı uyarısını yaptı. Davanın görüldüğü, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi hakimlerine seslenerek, “Mahkemenizden, 13 Mart’ta yapılacak duruşmada Sivas Katliamı’nın insanlığa karşı suç teşkil ettiğinin kabul edilmesini, ve dolayısıyla zamanaşımı kuralının uygulanamayacağının karara bağlanmasını talep ediyoruz” İmza kampanyası, www.ipetitions.com/petition/sivasiunutma/ adlı internet adresinden yapılıyor.

7 Eylül 2010 Salı

‘Evet’ duası...

(Cumhur Gazioğlu)

---

“YA Rabbim...
Bu referandum vesilesi ile geldik kapına...
‘Evet’leri çok eyle...
‘Hayır’ları yok eyle...
Laik-Kemalistleri şok eyle ya Rabbim...

*

Ya Rabbim...
Televizyona çıkan ‘hayır’cıları lal eyle...
Bülent Arınç Bey’in her bir lafını bal eyle...
Muhalefetin miting meydanlarını dar eyle...

*

Ya Rabbim...
12 Eylül günü bizi iktidara tamamen rapt eyle...
Devlet Bahçeli Beyefendi’yi bir miktar zapt eyle...
Geldik kapına, bu referandumu milletimize hap eyle ya Rabbim...

*

Ya Rabbim...
Bilhassa...
Genel başkanımızın her bir dediğini mühim laf eyle...
Villa, gemicik, mücevherat, evrakta sahtecilik, yatak odası dinleme, cezaya dönüşmüş sorgulama vs. gibi günahlarımızı affeyle...
Kılıçdaroğlu ne dese gaf eyle...
Yine de ‘hayır’ diyen olursa, bertaraf eyle ya Rabbim...

*

Ya Rabbim...
Medyayı bize milis eyle...
Seçim gecesi bilgisayarlara virüs eyle...
‘Evet’leri halis eyle...
Netice itibarıyla Cübbeli Ahmet Hoca’yı Anayasa Mahkemesi’ne reis eyle...
Gerisini beis eyle ya Rabbim...

*

Ya Rabbim...
Geldik kapına, bu referandum vesilesiyle bizi kabul eyle...
Darbukamızı davul eyle, yoncamızı marul eyle...
Atatürkçü olmayı zül, vatandaşı kul, laik cumhuriyeti kül eyle ya Rabbim, geldik kapına...”

(Bekir Çoşkun)
e-mizah

4 Eylül 2010 Cumartesi

ÇAĞSAMA -6- 'Referandum rüşveti'

45 derece sıcakta kömür dağıtımı
Referandum yaklaştıkça seçim rüşveti iddiaları da artıyor. Sıcaklığın 45 dereceye ulaştığı Gaziantep'te kömür dağıtımına başlanması tartışma konusu oldu. Uygulamayı 'Referandum rüşveti' olarak değerlendiren CHP’li Yaşar Ağyüz Başbakan Erdoğan'ın 15 Ağustos'ta yapacağı miting öncesi Gaziantep'te başlayan bu yardımı Meclis’e taşımaya hazırlanıyor. Yerel seçimler öncesi Tunceli’de yapılan beyaz eşya dağıtımı “seçim rüşveti” tartışmasına neden olmuş, izni veren Vali de ceza almıştı. Bu kez referandum öncesi benzer bir tartışma Gaziantep'te yaşanacağa benziyor. Kentin merkez ilçeleri Şahinbey ve Şehitkamil merkez ve köylerinde toplam 33 bin aileye kömür yardımı dağıtımı başladı. Ayrıca Sosyal Yardımlaşma Kurumu’nca verilen 150-200 liralık bayram harçlığı da şimdiden dağıtılıyor. RÜŞVET KOKUYOR CHP Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz yapılan yardım çalışmalarını “referandum rüşveti” olarak nitelendirdi. İNTERNETHABER’e konuşan Ağyüz şunları söyledi: ”Kömür yardımları Eylül gibi başlardı. Toplam kömür yardımı miktarında da yüzde 25’lik bir artış yapıldığı söyleniyor. Kömür yardımı alan aileler de “Evet” oyu şartı sunulduğunu iddia ediyor. Aynı şekilde Sosyal Yardımlaşma Kurumunca verilen 150-200 liralık bayram harçlıkları da dağıtılmaya başlanmış. Bunların tamamı seçim rüşveti kokuyor. Başbakan Erdoğan’ın Gaziantep’te 15 Ağustos’ta yapacağı miting öncesi yapılması da düşündürücü." Ağyüz yardım rakamlarıyla ilgili bir iki konuyu daha tespit ettikten sonra sorunu Meclis gündemine taşıyacağını söyledi. KAYMAKAM: FARKLI BİR AMAÇ YOK Şahinbey Kaymakamı Ali Çınar, kömür dağıtımının her yıl muhtaç ailelere yapıldığını, dağıtımın her yıl aynı dönemlerde yapılıp, rutin hale geldiğini, dağıtımı özellikle Ramazan ayına denk getirdiklerini söyledi. Çınar, “Bu yıl dağıtıma Perilikaya ve Serinevler mahallesinden başladık. Dağıtımı her yıl Ağustos, Eylül ve Ekim döneminde özellikle ramazan ayı döneminde yapıyoruz. Kesinlikle burada farklı bir amaçla dağıtım yoktur” dedi.
11 Ağustos 2010
e-mizah

1 Eylül 2010 Çarşamba

Latif Demirci Çizdi


Aydın’daki 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarına Vali Hüseyin Avni Coş ile CHP Milletvekili Fatih Atay arasındaki “padişah” ve “ördek” tartışması damgasını vurdu.
e-mizah

30 Haziran 2010 Çarşamba

VEDAT KEMER ÇİZİYOR - MİLLİ MUTABAKAT

---
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, terörle mücadele konusunun kendileri için milli bir konu olduğuna işaret ederek, "Ben Sayın Kılıçdaroğlu ile de görüşürüm, Sayın Bahçeli ile de görüşürüm, diğerleriyle de görüşürüm. Yeter ki burada ortak, samimi bir konsensüs oluşsun ve oturalım ortak kanaatleri birlikte paylaşalım" dedi.

9 Haziran 2010 Çarşamba

Latif Demirci Çiziyor - Hürriyet Gazetesi

Kasketli Kemal Bey
CHP Grup toplantısında konuşan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, hükümetin İsrail politikalarını eleştirerek "Kameralar önünde One Minute kapalı kapılar ardında Yes Please. Filistin'in itirazlarına rağmen İsrail'in OECD üyeliğine neden evet dedi? İki yüzlü politikalara yer verilmemeli, yiğitlik efelenmelerle olmaz. Hükümetten İsrail hükümeti ile yapılan yazışmaları açıklamasını bekliyoruz yoksa ölümlerde AK Parti rol sahibi olur." dedi.Kılıçdaroğlu, İsrail'in gemi baskınıyla ilgili olarak TBMM'ye araştırma komisyonu kurulması için önerge vereceklerini açıkladı.
Fesli,Kavuklu Recep Bey
AKP gORUP toplantısında konuşan Recep Tayyip Erdoğan muhalefetin politikalarını eleştirerek ''bi siktirin yaaa,hassiktir,ya yok ebesinin...''gibi ifadelerle yüklendi:)
E-lastik
A-rıza

25 Mayıs 2010 Salı

Latif Demirci Çiziyor


Latif DEMİRCİ/HÜRRİYET
25 Mayıs 2010

22 Mayıs 2010 Cumartesi

MEHMET ÇAĞÇAĞ ÇİZİYOR

CHP'nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:
"Hepinize teşekkür ediyorum. Çok ağır bir görevi üstlendiğimin bilincindeyim. Mustafa Kemal'in, Bülent Ecevit'in, İnönü'nün, Baykal'ın koltuğuna oturacağım. Bu koltugun sorumluluğunu biliyorum. Bu koltuğa oturanlar halkı için çalıştı, kendisi için değil. Bunu yapacağız.
Bir önemli konu daha var, görevimiz asıl şimdi başlıyor. Mücadeleyi ülkenin her tarafına götüreceğiz, çalışacağız. Bana düşen sorumluluğun bir parçası da size düşüyor. Hep beraber mücadeleyi yapmak zorundayız. Beraber yola çıkmak zorundayız. İktidar koşusunun asıl aslanları, kaplanları sizlersiniz.
Çalışacağız. Ben değil biz çalışacağız, biz üreteceğiz, biz koşacağız. O koşuda başarılı olacağımıza inanıyorum. En büyük arzum, CHP'yi iktidar yapmaktır. Artık çağdaş normların olduğu, güzelliklerin yaşandığı, barışın olduğu, herkesin karnının doyduğu bir ülkeyi istiyoruz. Bu, yurttaşların ortak talebidir. Bizim de görevimiz bu talebi gerçekleştirmektir.
Eğer bu mücadeleyi sağlıklı götürürsek, halkla kaynaşırsak, halkın terinin kokusunu bedenimizde ruhumuzda hissedersek çözemeyeceğimiz hiçbir anahtar yoktur. Ben bana yüklediğiniz görevin bilincinde ve sorumluluğunda olarak hepinize teşekkür ediyorum, sağolun varolun diyorum."
E-MİZAH

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Ercan Akyol Çiziyor


CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

"Deniz Baykal'ın istifa etmesinden bu yana bir haftayı aşan süre geçti. Partimizin adaysız olması düşünülemez. Tüm CHP'lilerin sorumluluk içerisinde düşünmesi gerekir. Yolsuzluk yapanlardan hesap sormalıyız. Halka umut vermeliyiz. Halkımızın oylarıyla iktidara gelmek için hazırlıkları başlatmalıyız. Seçmeni ve örgütüyüle halkımızın desteğiyle CHP'nin genel başkanlığına aday olacağımı duyuruyorum. Herkesi parti sorumluluğu ile davranmaya davet ediyorum. Bu anlayışla grup başkanvekilliğinden istifa ediyorum.

Sayın Baykal'la yeni bir görüşme yapmadım. Parti bilinci, sorumluluğu içerisinde sadece Sayın Sav'ın değil bütün CHP'lilerin destek vereceğini düşünüyorum.

Sayın Baykal ile bir kırgınlık küskünlük söz konusu değil. Tavrımı açıkladım, aday olacağım."

11 Mayıs 2010 Salı

...VE BAYKAL GiTTi

Baykal istifa etti, kurultaya şunun şurasında iki hafta var. Kurultayda üye olmayacağım da dedi ama yetmedi. Bir türlü ikna olmayanlar şüphe kazanlarını kaynatmayı ısrarla sürdürüyor. Ben söyleyeyim! Baykal bu kurultayda partinin başına dönmeyecek. Çünkü Kurultay kurallarına göre Başkan seçilebilmesi için adaylık başvurusunun bizzat kendisi tarafından yapılması gerekiyor. Oysa o "başvurmayacağım" dedi. Daha toto oynamanın anlamı var mı?

AKP’Yİ HEDEFE KOYDU
Baykal kürsüye geldiğinde gerginliği yüzünden okunuyordu. Lafı hiç uzatmadan direkt konuya girdi. Konuşmasının başından sonuna bunun bir AKP komplosu olduğunun altını çizdi.Ve en sonunda da “Bunun bir bedeli varsa, bu da CHP genel başkanlığından ayrılmaksa bunu yapıyorum. Bu kaçmak anlamına gelmez. Tam tersine bu bir meydan okumadır. Bu anlayışla bugün CHP genel başkanlığından istifa ediyorum” dedi.
GÜLEN’E MESAJ
Baykal’ın en ilginç sözleri ise ABD’ye yaptığı göndermeydi. “Pensilvanya’dan aldığım mesajların samimiyetine inanıyorum” diyerek bu komployu Fethullah Gülen’in yaptığına inanmadığının altını çizdi. Ardından bütün sorumluluğun AKP iktidarına ait olduğunu dile getirdi. Baykal’ın dikkat çekici bir başka açıklaması ise “Partinin önünü tıkıyor” diyenlere oldu: “Önünüz açıldı” imasında bulundu. Baykal kasetin gerçek olup almadığına dair bir açıklama yapmadı.
BU BİR KOMPLODUR
Baykal şöyle konuştu:Günlerdir beklenen değerlendirmemi ve kararımı açıklıyorum. Bu bir kaset olayı değildir. Bir komplodur. Komplo hukuk dışı ahlak dışı bir tertip demektir. Bir komplo yaparken, insanların en korunaksız görüntülerini alırsınız kesersiniz biçersiniz montaj yaparsınız çarpıtırsınız. Duvarlara gizli kameralar yerleştirirsiniz. Haneye tecavüz edersiniz. Bunu siyaset yapmak için düzenlemişlerdir. Ahlaklarına vicdanlarına uygun bir siyaset.
İKTİDAR GÜCÜ OLMADAN YAPILAMAZ: Yıllardır bekletilen bir kaset yoktur. Bir komplo imal edilmiştir. Taze iki haftalık bir komplo vardır. Komplo tezgahı malzemeleriyle çekimleriyle günceldir. İktidar gücü seferber edilmeden, muhalefet başkanına karşı bu kadar fütursuzca yapılması mümkün değildir. İktidar zirvesinin bilgisi ve onayı olmadan son iki hafta içinde hazırlanıp piyasaya sürülmesi söz konusu bile olamaz.
AYIPLAR GİBİ YAPANLAR KOMPLOYU YAPANLARDIR:
Ana muhalefet liderine yönelik bu kadar kaba ahlaksızlık, bugünlerde iktidarın onayı olmadan gerçekleştirilemez. Komployu ayıplar gibi yapanlar, aslında bizzat ayıbı işleyenlerdir.
FETHULLAH GÜLEN’E GÖNDERME:
Ama ABD’den Pensilvanya’dan aldığım mesajlara da inanıyorum. O mesajların samimiyetine inanıyorum.
BANA DA BİR GÖREV DÜŞÜYOR:
Bu tablo karşısında bana da bir görev düştüğünün farkındayım. Bu hukuksuz ve ahlaksız komplo nedeniyle kimsenin beni sorgulamasına izin vermeyeceğim. Bunun bir bedeli varsa, bu da CHP genel başkanlığından ayrılmaksa bunu yapacağım.
MEYDAN OKUYORUM, İSTİFA EDİYORUM:
Bu kaçmak anlamına gelmez. Tam tersine bu bir meydan okumadır. Bu anlayışla bugün genel başkanlıktan istifa ediyorum . Ben herkese hakkımı helal ediyorum. Umarım siz de helal edersiniz.
CHP İÇİNE VE DIŞINA MESAJ:
Bu komplonun hedefi sadece ben değilim, aynı zamanda CHP’dir. CHP de bu kirli tezgahlar karşısında yolunu seçmek zorundadır. Bu Türkiye siyasetini ve CHP’yi yeniden tanzim etmek isteyenlere imkan tanıyacak. Hem de CHP’ye bu komplo ile hesaplaşma fırsatı verecektir.

EVRENSEL
E-MİZAH

8 Mayıs 2010 Cumartesi

Deniz Baykal - Nesrin Baytok ''Dört Dörtlük Rezalet''


''Özel hayatı ihlal''şikayeti (?)
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a ait olduğu iddia edilen ve bazı internet sitelerinde yayınlanan görüntülerle ilgili soruşturma başlattı. Savcılık, soruşturmayı Baykal'ın avukatlarının bu yöndeki suç duyurusu ve görüntülere erişimin engellenmesi talebi doğrultusunda yaptı.

6 Mayıs 2010 Perşembe

29 Nisan 2010 Perşembe

Bülent Tekin Yazıyor

SAFLAR KÖYÜ

1910’lu yıllarda görev yapan Nasturilerin (Asur) patriği Mar Şamon müstesna bir hikâye anlatıcısıydı. Doğu Kiliseleri için gezi yapan misafiri (İngiliz rahip ve yazar) W.A.Wigram’a (1872-1953) Gothamlıların potlarıyla ilgili anlattığı tuhaf ama hoş bir hikâye vardır: Bir zamanlar yaz döneminde güneş bulutların arkasında kalmış. Bu olay, bu gözde topraklarda öylesine alışılmadık bir fenomendir ki (savaşçı bir Nasturi aşireti) Tiyariler ciddi ciddi bir araya gelerek bu konuda ne yapabileceklerini tartışırlar. Toplantının sonunda bu gündüz yıldızının herhalde heybetli boğazlarının kenarı üzerindeki bir mağarada sıkışıp kaldığını ve eğer bu sıkışıklıktan kurtulmazsa, ardından felaketin geleceğine karar verirler. Mağaranın ağzına varan ilk adam birden durur ve mağaranın içine bakar, karanlıkta parlayan iki küre görür. “Tamam” diye söyler arkadaşlarına, “hem güneş hem de ay buradalar. Sürünerek içeri girip anları oradan kurtaracağım.” Adam sürünerek içeri girer ama orada kendini bir talihsizlik beklemektedir. Gördüğü ışıklar leoparın gözleridir. Bu usta hayvan bir vuruşta adamın başını gövdesinden ayırır. Arkadaşları adam gelmeyince ve sorulan sorulara bir cevap vermeyince ayaklarından tutup çekerler. Bir de ne görsünler adamın başı gövdesinin üzerinde yoktur. “Aman Allah’ım der” der liderleri. “Bu çok tuhaf. İçinizden biri bana Yukhanan mağaraya girdiğinde başı gövdesinin üzerinde miydi yoksa onu evde mi bırakmıştı onu söylesin.” Bu konuda kimse emin değildir. Dolayısıyla toplanarak adamın karısına sormaya giderler. “Ey Sinci, sen Yukhanan’ın karısısın, bize kocanın bu sabah tepeye gittiği zaman başını eve bırakıp bırakmadığını söyle. Zira onun başını bulamıyoruz.” Sinci evin her tarafını aradıktan sonra gelir: “Burada yok.” der. Lider ise, “Ha tamam, herhalde onu yolda düşürmüş olmalı. Çocuklar gün batımında keçileri eve getirdiklerinde kafasını bulup getirecekler” diye söyler.

Oligarşik devletin yönetici siyasi grubu, anlattığımız Gotham Köyü hikâyesindeki saf insanlarla bizler arasında benzerlik kurmuş olmalılar. İktidarın günahını almak istemem, en az onlar kadar muhalefet de bizleri Gotham Köyü’nün yurttaşları görmektedir. AKP iktidarı AB kriterlerini gerçekleştirmeye çalışırken (bu arada aynı yolun şeriat devletine gitmesine dua ederken) CHP, MHP gibi muhalefet partileri tek’çi zihniyetle adı sadece demokrasi olan bir rejim peşindeler. Doğrusu BDP’nin de ne istediğini (ayrıntılı talep ve rejim formülünü) anlamış değilim. Cumhuriyet’ten bu yana iktidar partilerinin demokrasi diyerek bizi getirdikleri yer ortadadır. Bir hatırlatma olarak söylemek istiyorum: Hitler kendi rejimine “gerçek demokrasi” demişti. Ne (var) ki, demokrasi özgürlükler ve doğal haklar sistemidir(rejimidir). İnsan hakları ve özgürlükleri (kullanımını sağlayarak) güvence altına alır.

Bizler-Türkiye’deki büyük çoğunluk-(asla garibanizm yapmıyorum!) alışveriş yapamıyoruz, özel mülkiyetimiz yok, yüksek bürokrat olamıyoruz, milletvekili olamıyoruz, paramız yok; dilimizi, dinimizi, kültürümüzü ifade edemiyoruz. Saflar Köyü köylüleri gibi-bize-kaybolan yıldızımızı canavarın ağzında aratıyorsunuz. Ya geleceğe dair umutlarımız olur mu? Gene de iyi şeyler umabilir miyiz? Kim bilir, belki!
___
bulent_tekin@turk.net
___

20 Nisan 2010 Salı

Salih Memecan Çiziyor - Toz Bulutu

Salih Memecan'ın karikatürlerinin, uzun bir süre blog sayfamızda yayınlanmaması, bazı Bizimcity severlerini üzmüş(!) Uyardılar bizi.Son olarak 31 Mart 2010 tarihinde paylaşmışız bak sen!
20 Nisan 2010


3 Nisan 2010 Cumartesi

31 Mart 2010 Çarşamba

7 Mart 2010 Pazar

E-PAZAR -26- ÇARŞAF

HAFTANIN KARİKATÜRÜ
HAFTANIN FOTOĞRAFI

Yorumsuzsunuz çünkü yorum sizsunuz...Saçmalamaya devam.
HAFTANIN FIKRASI

İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere Başbakanı Churchill radyoda konuşma yapmaya gidiyormuş. Radyo evinin kapısına gelince, bindiği taksinin şoförüne sormuş: - Beni yarım saat bekleyebilir misin? Karanlıkta müşterisinin yüzünü seçemeyen şoför: - Özür dilerim, sör, ama başbakanın konuşmasını dinleyeceğim. Churchill yurttaşının bu ilgisinden pek hoşnut kalarak iki sterlin uzatmış. Şoför parayı aldıktan sonra yerlere eğilerek selam vermiş:S.kmişim Churchill'i, sizi bekliyorum, efendim.

HAFTANIN + BİLMEM KAÇI

Dünya Kadınlar Günü; Birleşmiş Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı.


HAYVANLAR ALEMİ
---

AKP'ye oyunu verip hizmet bekleyen vatandaş :)
E-PAZAR
THE END
SON
BİT
:)