hukuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hukuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2010 Perşembe

Bülent Tekin Yazıyor - GIRGIR DERGİSİ

YAKIN DOĞU ÇOK MU UZAK?

Kızım (Türkan Gülistan Tekin) 1997 yılından beri KKTC Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hukuk Fakültesi öğrencisidir. Nerdeyse 14 yıl oldu! Mezuniyete dört dersi var. Defalarca bu sorunu devletimizin Cumhurbaşkanlığına, Başbakanlığına, YÖK’üne; KKTC’nin Cumhurbaşkanlığına, Başbakanlığına, YDÜ Rektörlüğüne ve-bir kez-YÖDAK’ına (bizdeki YÖK’ün eşiti olmalı) yazdığım halde olumlu/olumsuz doyurucu bir yanıt alamadım. Başbakanlığımız matbu birer yazıyla birkaç satırlık yanıtlar verdi. KKTC’den gelen yanıtların çözümle ilgili bir-moral dahi olsa!-adım düzeyinde olduğuna inanamadım. Yine de yanıtlar geldi. Yurtdışında 14 yıl (ülkemizde bayanlar 20 yılda emekli olabilmektedirler!) bir öğrenciyi okutabilmenin masrafını tahmin etmek çok zor olmasa gerek. Tüm paramızı ve eşimiz ziynet eşyalarını bu yolda harcadık. Artık ailem (annem ve kardeşlerim) masrafları karşılamaya başladı. 17 yaşında-bitirdiğinde bir hukukçu olacak diye-Kıbrıs’a yolladığım kızım bugün 30 yaşında. Bu insan ne zaman mezun olacak, staj yapacak, avukat olacak ve ne zaman evlenecek? Bir baba olarak rüyalarıma giren bu serüvenin tatlı sonla bitmesini hayal etmek istiyorum.

Kopya, soru çalmak gibi bir yönteme hiç başvurmayan kızımın salt çalışmayla 14 yılda mezun olamamasının bir trajikomik öykü olmadan çok dram olma niteliği var. Hepimiz üniversite okuduk ve orada zaman zaman hocalarımızın toleransıyla karşılaştık. Bu durum biraz çok farklı, 14 yılda lisans eğitimini bitirememe durumu var(bu süre içerisinde belki doktora, kim bilir-belki-doçent olma durumu olabilirdi!). 14 yıl öğrenci olabilmeyi acaba okul ve ilgili kurumlar dünyanın hangi yönetmeliği (ve yasasıyla) izah ediyorlar? Bu durumda olan çok sayıda öğrencinin varlığından bahsediliyor. Öğrenci tabii ki çalışacaktır, öğrenecektir ama Allah aşkına iyi eğitim alamadan mezun olmayı başarmış çok sayıda insan yok mudur? Bir kez daha okul yönetimini hoşgörü ve aileleri anlamaya davet ediyorum. Bir hayal kuruyorum; kızım 14 yıl sonra lise mezunu olarak Türkiye’ye dönmesin. Büyük bir hayal midir bu?

Türkiye’nin yardım ve desteğiyle mücadele eden KKTC’nin öğrencilerimizi çok uzaktan gelenler diye düşünmemesini isterim. Kızımın ve onun gibilerinin birer lise mezunu olarak geri dönmeleri KKTC’ye ve Türkiye’ye bir şey kazandırmayacağını düşünüyorum. Gençlerin geleceğinin iyi bir eğitim ve ahlakla parlayacağını biliyorum. Onlar çocuksa bizim birer baba, ana, koruyucu olmamız gerekir. Şirazlı Sadi’nin Gülistan’ında geçen bir öykü aklıma geldi: Derviş, bir zaman tekkede Allah’ın dostlarıyla arkadaşlık ettikten sonra medreseye gitti. Onun tekkeyi bırakıp medreseye gitmesi ilgi çekmişti. Sadi ona âlimle sofu arasındaki farkı sordu: “Neden tekkeyi bırakıp medreseyi seçtin?” “Sofu, gemisini kurtaran kaptandır, kendisini düşünür; oysa âlim cankurtaran gibidir.” Bir kez daha hayal kuruyorum: Hukuk, siyasal erkin kalıcı düzenlemeleri olmaktan çok fiili eşitsizlikleri kabul etmeyen bir yorum içermelidir. Kurumlu ve kurallı eylemini yurttaşlara eşit yaklaşımla sağlayabilir. Derviş bile olmayı gerektirmez!

bulent_tekin@turk.net

15 Mayıs 2010 Cumartesi

SEFER SELVİ ÇİZİYOR

Gazeteci Vedat Kurşun'a 166 yıl hapis cezası...
Kürtçe günlük yayın yapan Azadiya Welat gazetesi eski Yazıişleri Müdürü ve İmtiyaz Sahibi Vedat Kurşun'a 166 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
Azadiya Welat gazetesinin eski Yazıişleri Müdürü ve İmtiyaz Sahibi Vedat Kurşun'un Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davası sonuçlandı.
Bugün görülen karar duruşmasına, tutuklu bulunan Vedat Kurşun ve avukatı Meral Danış Beştaş katıldı. Mahkeme, Kürt gazeteciye Ağustos 2006 ile Haziran 2008 tarihleri arasında yayınlanan gazetede 103 kez "Örgüt propagandası" yapıldığı iddiasıyla toplam 166 yıl 6 ay hapis cezası verdi.
13 Mayıs 2010 Perşembe

10 Nisan 2010 Cumartesi

HASLET SOYÖZ ÇİZİYOR - ADALET

“Tayyip Erdoğan, İsviçre’ye gidiyor. İsviçre Başbakanı kendisine bakanlarını tanıtıyor.’Başbakanım diyor işte bu bizim Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız, bu Sağlık Bakanı, bu Denizcilik Bakanı’. Tayyip diyor ki, ’Nasıl olur burada deniz yok ki, nasıl Denizcilik Bakanı olur?’ Bunun üzerine İsviçre Başbakanı da ’Sayın Başbakanım sizde de Adalet Bakanı var’ diyor.”

29 Mart 2010 Pazartesi

12 Şubat 2010 Cuma

ENGİN ASYALI ÇİZİYOR


Engin Asyalı'nın 12 Şubat Cuma günü Sözcü'de yayınlanan karikatürü...

11 Şubat 2010 Perşembe

10 Şubat 2010 Çarşamba

Ercan Akyol Çiziyor

Ercan AKYOL/MİLLİYET
---

Açılım ile ilgili birkaç şey söylemek ister bu halk. Kulak verin sözümlerimize iyice...
G.te giren Şemsiye acilmaz
Açılırsa çıkmaz
Çıkarsa
Lale gibi açar
o g.t de g.t denilmez
ayrıca(hazır ağzımı bozmuşken)
İş işten geçti, düz ovada yağmurdan kaçılmaz, S.kilmiş g.tün davası olmaz gibi halkımızın didaktik sözlerine yer vermeyi bir görev sayarım.
---
a-RIZA
e-LASK

8 Ocak 2010 Cuma

7 Ocak 2010 Perşembe

Osman Turhan Çiziyor - Cadı Kazanı


Osman Turhan/ZAMAN
Yaftayı yapıştırmak E-MİZAH ilkelerine aykırıdır. Bu yıl, Zaman gazetesinde yayınlanan bazı karikatürler blog sayfamızda yer bulacaktır.

5 Ocak 2010 Salı

23 Ekim 2009 Cuma